Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/1612 E. 2013/2077 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1612
KARAR NO : 2013/2077
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Kırklar Mahallesi çalışma alanında bulunan temyiz konusu 884 ada 33, 35, 39, 66, 1043 ada 20, 855 ada 3 ve 861 ada 1 parsel sayılı 10580.48, 35221.25, 8598.96, 12598.92, 40749.32, 22020.89 ve 20707.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, toprak komisyonunca oluşturulan tapu kayıtları nedeniyle davalı Hazine adına, 854 ada 18 ve 1070 ada 2 parsel sayılı 52686.72, 50821.10 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 sayılı Yasa’ya göre oluşan tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı ise de davalılara ait tapu kayıtları ve 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 46. maddeleri gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı davalılar … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … Belde Belediye Başkanlığı, 884 ada 33, 35, 39 ve 66 parsel sayılı taşınmazların kendi beldelerine ait mera olduğunu öne sürerek, aynı taşınmazlar ile 1043 ada 20, 855 ada 3 ve 861 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara, davacı …, tapu kaydı, satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı Hazine 1070 ada 2 ve 854 ada 18 parsel sayılı taşınmazlara toprak komisyonunca oluşturulan tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. 854 ada 18 sayılı taşınmaz için hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; ”davalının dayandığı tapu kaydının tescil ilamı ile oluştuğu öncelikle kayda haritası ile bulunamadığı taktirde ise miktarı ile kapsam tayininin gerektiği, tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun ihdas tarihi arasında 20 yıl geçmediğinden bu bölümün zilyetlikle kazanılamayacağının göz önünde bulundurulması gerektiği ile her iki tapu kayıt kapsamı dışında kalan bölüm var ise bu bölüm üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının olup oluşmadığının belirlenmesi gereğine” 1043 ada 20, 855 ada 3 ve 861 ada 1 sayılı taşınmazlar için hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ”tutanak bilirkişilerinin ayrı ayrı dinlenilmesi, 855 ada 3 sayılı taşınmaz için yargılama sırasında dayanılan tapu kaydının getirtilerek yöntemine uygun şekilde kapsam tayininin gerektiği, 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 46. madde hükümlerinde öngörülen şartların davacı lehine oluşup oluşmadığının belirlenmesi gereğine” değinilmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek ve bozmaya da uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı … tarafından 855 ada 3, 1043 ada 20 ve 861 ada 1 sayılı taşınmazlara karşı açılan davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların davacı adına tesciline, davacı Hazine tarafından 1070 ada 2 sayılı taşınmaza
karşı açılan davanın reddine, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan rapor ve haritada (E) harfi ile gösterilen 43909.10 metrekare yüzöçümünde olan bölümün belgesizden, (C) harfi ile gösterilen 6912 metrekare yüzölçümünde olan bölümün tapu kaydına istinaden kadastro tespiti gibi davalı … adına tesciline, davacı Hazine tarafından 854 ada 18 sayılı taşınmaza karşı açılan davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (B) harfi ile gösterilen 39250 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı Hazine adına tesciline, (A) harfi ile gösterilen 9190 meterekare yüzölçümündeki bölümün tapu kaydına istinaden, (C) harfi ile gösterilen 4246 metrekare yüzölçümündeki bölümün belgesizden davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine vekili ile davalı-davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazinenin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan 1043 ada 20, 855 ada 3 ve 861 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için oluşturulan hükmün ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Hazine ile davalı … vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan 854 ada 18 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (B) ve (A) harfi gösterilen bölümlerine ilişkin hükmün ONANMASINA,
Davacı Hazinenin aynı raporda, 854 ada 18 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmazın bir bölümünün Hazineye ait tevzi tapusunun dayanağı haritası ile kapsamında kaldığı, kalan kısmın öncesinin de kayalık ve taşlık niteliğinde olduğu tevzi haritasından anlaşıldığına göre zilyetlikle taşınmaz iktisap koşulları bu bölüm yönünden oluşmadığı gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi hükmünde yazılı miktar kadar yerin davalı adına tespit edildiği de anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümün davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile (C) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA,
3- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Hazinenin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 1070 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik oluşturulan hükmün ONANMASINA,
Davacı Hazinenin aynı raporda 1070 ada 2 parselin (E) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalının dayandığı ve (C) bölümünü kapsadığı anlaşılan 24.2.1953 tarih 72 sayılı sicilden gelen 23.08.1989 tarih 5 sayılı tapu kaydı gayri sabit hudutlu olup temyiz konusu taşınmaz bölümünü Kirelik ve Taşlık olarak okuduğu gibi tapu kaydının oluştuğu tarih ile davacı Hazinenin tutunduğu ve çekişmeli taşınmazı kapsadığı anlaşılan 02.01.1964 tarih 434 sayılı tevzi tapusunun oluşum tarihi arasında zilyetlikle taşınmaz iktisabı için gerekli 20 yıllık sürenin de geçmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca temyiz konusu bu bölümün davacı Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ve davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 1070 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen bölümü hakkında oluşturulan hükmün BOZULMASINA,
4- 884 ada 33, 35, 39 ve 66 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davacı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı … ile … Belde Belediye Başkanlığı, söz konusu parseller hakkında dava açmıştır. Ne var ki; mahkemece, çekişmeli 884 ada 33, 35, 39 ve 66 parsel sayılı taşınmazlar yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Dava konusu edilen taşınmazlar hakkında hüküm kurulmaması isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün, 884 ada 33, 35, 39 ve 66 parsel sayılı taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının, talep halinde davacı tarafa iadesine,
20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.