YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1986
KARAR NO : 2010/3765
KARAR TARİHİ : 30.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, satış bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı şirketin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm oluşturulmuş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı …Ş.’nin davacısı olduğu Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin bozma sonrası 2006/322 Esas numarasını alan tazminat davasındaki istemi ve o dosyada karar altına alınan miktar ile bu dosyada davacı şirketin hakettiği alacak miktarı mahsup edilerek hüküm oluşturulduğundan bu dosya yönünden davanın konusunun kalmadığı belirtilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
Bu dosyanın davalısı olan şirket Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin bozmadan sonra 2006/322 Esas numarasını alan dosyanın davacısıdır. Mahkemelerce karşılıklı haklar ayrı dosyalarda dava konusu yapıldığından her dava için ayrı hüküm kurulması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu dosyadaki davacı alacağının aynı mahkemenin 2006/322 esas sayılı dosyasındaki davalı şirket alacağından mahsup edildiği belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Her iki dava hakkında mahsup işlemi yapılmadan ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Ancak her iki dosyadaki bağlantı ve birlikte değerlendirme zorunluluğu da ortadadır. Bu durumda HUMK’nın 45. maddesi uyarınca dosyaların birleştirilmesinde zorunluluk ve hukuki yarar bulunmaktadır.
Mahkemece her iki tarafın ayrı davaları olduğu dikkate alınarak her dava hakkında hüküm oluşturulması gerekirken birleştirme kararı verilmediği gibi yazılı şekilde mahsup nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde davanın sonuçlandırılması da doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, bu dosyanın aralarındaki bağlantı ve birlikte değerlendirme zorunluluğu nedeniyle HUMK’nın 45. maddesi uyarınca daha önce açılan ve Daire’mizin bozma ilâmından sonra 2006/322 esas numarasını alan ve temyiz incelemesi bugün yapılan dava dosyası ile birleştirilmesinden, ayrı davalar bulunduğundan mahsup işlemi yapılmaksızın bu dosya hakkında da hüküm oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı şirketin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 30.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.