YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9864
KARAR NO : 2013/11487
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ….. Köyü çalışma alanında bulunan 978 parsel sayılı 3358,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … ….., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapusunun iptali ve adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde İstanbul Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 978 sayılı parsel 07.01.1998 tarihinde yapılan tesis kadastro çalışmaları sırasında 6831 sayılı Yasa’nın 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uyarınca bahçe vasfıyla orman sınırları dışına çıkarılmış ve 07.04.2000 tarihinde kesinleşerek Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı … ….., kesinleşen bu kadastro işlemine karşı ve taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak 25.08.2008 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde eldeki temyize konu davayı açmıştır. Yargılama sırasında 29/06/2010 tarihinde çekişmeli 978 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kanun’a 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4. madde uyarınca kullanım kadastrosu çalışması yapılmış ve çekişmeli 978 parsel 160 ada 49 ve 50 parsellere ifraz edilmiş, davacı ……..’nun tapu iptal ve tescil davasına konu ettiği kısım 160 ada 50 parsel olarak belirlenmiştir. Dava konusu 160 ada 50 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesine göre hazırlanan kadastro tutanağı eldeki tapu iptal ve tescil davası gerekçe gösterilerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve Kadastro Mahkemesince 2011/95 Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya başlanılmış olup, bu davanın halen derdest olduğu ve eldeki davanın kesinleşmesini beklediği dosyanın örneğinden anlaşılmaktadır. Eldeki tapu iptal ve tescil davasını yürüten Asliye Hukuk Mahkemesi de Kadastro Mahkemesinde başlayan davayı dikkate alarak Kadastro Mahkemesine yönelik olarak görevsizlik kararı vermiştir. Dava; kesinleşen kadastro tespitine karşı açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mülkiyete ilişkin kadastro tespiti kesinleştikten sonra açılacak davaların 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. 3402 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastro çalışmaları mülkiyete ilişkin olmayıp kullanıcının belirlenmesi amacına yönelik olduğundan öncelikle mülkiyete yönelik eldeki ihtilafın giderilmesi gerekir. Dava tesis kadastrosuna karşı askı ilanından sonra açıldığına ve kullanım kadastro tutanağı düzenlenmiş olmasının tutanağın kadastro Mahkemesine aktarılmasını gerektirmediğine göre, davaya devam edilerek uyuşmazlığın esasına ilişkin hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yanlış değerlendirme yapılarak yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.