Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/6612 E. 2013/11293 K. 17.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6612
KARAR NO : 2013/11293
KARAR TARİHİ : 17.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde, 27/03/2004-21/07/2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin işverence haksız olarak fesdedildiğini, fazla çalışma yaptığını, yıllık izinlerini tam kullanmadığını, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, alacakların zaman aşımına uğradığını, davacının işyerini kendisinin terk ettiğini, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatını hak edemeyeceğini, işyerinde fazla mesai yapılmadığı, yapılan çalışmaların bordrolarda gösterildiğini, 13 gün bakiye yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, davalıya ait işyerinde 26/03/2004-21/07/2010 tarihleri arasında 6 yıl 3 ay 25 gün (2305 gün ) çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı ve yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücretinden indirim yapılması gerekip gerekmediği ve fazla çalışma ücreti hesabının doğru olup olmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri
sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, fazla çalışmanın taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, fazla çalışma ücretinin 26.03.2004-21.07.2010 tarihleri arası için tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplandığı, 22.000,00 TL’ na hükmedildiği anlaşılmış olup, fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde indirim yapılması gerektiği düşünülmeden yanlış yorum ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan, fazla çalışma hesabında yıllık izin kullanılan süreleri ile ayrıca alacak hesabı yapılan ulusal bayram ve genel tatil günlerinin dışlanıp dışlanmadığı bilirkişi raporundan anlaşılamamış olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.