YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12442
KARAR NO : 2013/13449
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … Köyünde bulunan ve tespit harici bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisinin 24.04.2008 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 51.626,38 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün imar ve ihyasının tamamlandığı özel mülkiyete konu tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro Müdürlüğünden gelen cevaba göre dava konusu taşınmazın, 766 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu dönemde yapılan kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakıldığı, ancak niçin tespit dışı bırakıldığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı …, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1972, 1982 ve 1990 yılları) stereoskopik hava ve uydu fotoğraflarının, var ise ortofotoların dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan doğru yere ait hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın hava ve uydu fotoğrafları ve varsa ortofotoları Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu, gösterilecek taraf tanıkları ve mahalli bilirkişilerin katılımıyla keşif yapılmalı, belirtilen tarihlerde çekilmiş hava uydu fotoğraflarının ve ortofotolarının stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda incelemesi yaptırılarak; çekişme konusu taşınmaz hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, zeminin zirai faaliyete konu olup olmadığı, badem ve zeytin ağaçlarının yaşı hususu özellikle irdelenmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.