YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13091
KARAR NO : 2013/12685
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … Köyü çalışma alanında bulunan ve 1983 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle, 13.4.2011 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 16.07.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 3.001,88 metrekarelik kısmın davacı adına tapuya tesciline, (A) harfiyle gösterilen 1.380,96 metrekarelik kısım yönünden davanın reddine bu yerin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz, Kadastro Müdürlüğünden gönderilen cevaba göre devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılmıştır. Davacı, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesine müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1991 ve öncesi yılları) stereoskopik hava fotoğraflarının dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Diğer yandan, bölgede baraj yapımından dolayı kamulaştırmanın yapıldığı belirlendiği halde, kamulaştırma evrakları getirtilmemiş, kamulaştırmanın yapıldığı tarih itibariyle kamulaştırma alanında kalan taşınmaz bölümü bulunup bulunmadığı açıklanmamıştır. Fen bilirkişi raporunda taşınmazın (A) bölümünün baraj suları dışında kaldığını, ziraat bilirkişi ise aynı bölümün göletin suları altında kaldığını bildirmişlerdir. Mahkeme her iki rapordaki bu çelişkiyi gidermemiştir. Ayrıca …Genel Müdürlüğü davaya dahil edilmemiştir. Bu halde mahkemece yapılacak iş öncelikle …Genel Müdürlüğü davaya dahil edilmeli, daha sonra HMK’nın 31. maddesi gereğince taraflara zilyetlik tanıklarına bildirmek üzere süre verilmelidir. Dava tarihine göre 20-30 yıl (1991 yılı öncesine) öncesine ait iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, mahallinde yeniden yapılacak keşifte daha önceki keşifte yer alan dışındaki ziraat mühendislerinden oluşacak üç kişilik ziraatçı bilirkişi ve üç kişilik jeodezi veya harita mühendisinden oluşturulacak kuruldan eski raporlar irdelenmek ve çelişkiler giderilmek suretiyle bilimsel verilere dayalı rapor alınması, taşınmazın niteliği, imar-ihya durumu ve zilyetliği araştırılmalı, harita mühendisi fotogrametri uzmanı bilirkişi aracılığıyla belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın sırası ile değişik tarihlerdeki hava fotoğraflarına göre niteliği gösterilmeli, bu yerde imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi ya da benzer (üzerinde ev vs. gibi muhtesat yapılması gibi) niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, çekişmeli taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla hava fotoğraflarına aktarılmalı, ayrıca harita mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmaza en yakın kadastro parselleri ile irtibatını gösterecek şekilde rapor aldırılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK’nın 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davalının hangi tarihte taşınmazın imar-ihyasına başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü ve hangi tarihte tamamlandığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurulmalı, imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK’nın 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılık giderilmeli, HMK’nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı, … … Barajı …15. Bölge Müdürlüğü’nden kamulaştırma haritası getirtilerek taşınmazın kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi sağlanmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.