Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23703 E. 2013/12766 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23703
KARAR NO : 2013/12766
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, sefer primi, fon kesintisi ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …….tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkillerinden PTS Ltd. Şti.’nin işçisi olduğunu, iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle haklı olarak müvekkili işverence feshedildiğini, dava konusu alacaklara hak kazanmadığını beyanla, davanın müvekkili Reysaş A.Ş. bakımından husumetten reddini, diğer müvekkili davalı şirket bakımından ise esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının, işyeri uygulaması haline gelmiş olan teknik olarak belirlenen mazot miktarlarının dışına çıkılması halinde sefer primlerinden yapılan kesinti nedeniyle iş sözleşmesini kendisinin sona erdirdiği, işçi feshinin haklı nedene dayanmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sefer priminden kaynaklı ücret ve kıdem tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. 5953 sayılı Basın İş Kanunu’nun 14. maddesinin aksine, 4857 sayılı Kanun’da ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sonra ödenmelidir.
Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunmaktadır. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir.
Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin kanun ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır.
Ücretin ödendiğini ispat yükü, işverene aittir.
Somut olayda, davacının, asgari ücret yanında sefer başı 500,00 avro prim ödemesi usulüyle uluslararası tır şoförü olarak çalıştığı dosya içeriğiyle sabittir. Dava dilekçesinde, işverence sefer primi ödemelerinde haksız yere kesinti yapıldığı iddia edilmiştir. Taraf tanıkları da, işverenin belirlenen mazot limitinin aşılması halinde sefer primi kesintisi yaptığını beyan etmişlerdir. Davalı işverence, davacının sefer primi alacaklarının eksiksiz ödendiğini veya işçinin ücretinde yapılan bu kesintinin haklı nedene dayandığını ispatlamaya elverişli delil sunulmamıştır. Hal böyleyken, davacı işçinin, 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesinin II-e bendi uyarınca ücretlerinin eksik ödenmesi sebebiyle haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiği ve dolayısıyla kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddi hatalı olmuştur. Anılan nedenle hak kazanılan sefer primi kesintilerinden kaynaklı ücret ve kıdem tazminatı alacakları yönünden talep ve bilirkişi raporu hesaplamaları değerlendirmeye tabi tutularak, anılan alacakların hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.