Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3482 E. 2010/10627 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3482
KARAR NO : 2010/10627
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 22.4.2003 tarihli kararıyla … caddesinde bulunan çocuk tiyatrosu yapımı için işgaliye usulü kendisine tahsis edildiğini, projeye uygun olarak inşaata başladığını, bilahare davalı tarafından gerekçe gösterilmeksizin faaliyetin durdurularak inşaatın yıkıldığını, akabinde davalının 17.6.2003 tarihli yazı ile çocuk tiyatrosu yapısının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle tahsisin iptal edildiğini bildirdiğini, kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini, tahsisin iptali ve yıkım işleminden dolayı zarar gördüğünü, zararının davalı tarafından 9.135YTL olarak tespit edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500YTL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın idari nitelikteki işlem ve eylemden kaynaklandığı, davaya bakma görevinin adli yargının görevinde olmayıp davanın tam yargı davası olarak idare mahkemesinde açılması gerektiği gerekçesiyle yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Belediyenin davacının talebi üzerine 22.4.2003 tarihli yazı ile … Caddesi üzerinde bulunan çocuk tiyatrosu yerini aylık 100.000.000TL bedelle geçici olarak işgaliye usulü davacıya tahsis ettiği,bu tahsisin yine davalı Belediyenin 17.6.2003 tarihli yazısı ile çocuk tiyatrosu yapısının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle
iptal edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, davalı tarafından tahsis işleminin iptal edilmesi nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle eldeki davayı açmıştır.İddialarını ve delillerini bildirmek taraflara, delillerin takdir ve değerlendirilmesi, hukuki tavsifin yapılması, uygulanacak yasa hükmünün bulunup uygulanması HUMK.nun 74 ve devamı maddeleri gereğince doğrudan hakimin görevidir.Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisi kurulmuş olup idari yargıyı ilgilendiren idari bir işlem ve tasarruf bulunmamaktadır.Öyle olunca uyuşmazlığın adli yargı mahkemelerinde çözümlenmesi gerekir.Mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken,yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.