Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/577 E. 2010/9609 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/577
KARAR NO : 2010/9609
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki teminat mektubunun iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idaresinin düzenlediği yağmurluk ihalesini kazandığını, ihalesi yapılan malın teknik şartnamede belirtilen özellikleri ile kendilerine verilen alıma esas numune ve idarede kalan sabit numunede özelliklerinin ve malzeme cinsinin faklılık göterdiğini, teknik şartnamede %100 naylon yazılmasına rağmen kendilerine verilen alıma esas numunenin %100 polyester olduğuna, 15.000 adet ilk partinın numunelere göre %100 polyester olarak üretilip davalı idareye teslim edildiğini, ancak idarenin teslim edilen malın %100 naylon olması gerekirken polyester olduğu gerekçesiyle reddettiğini, davalı idarenin kesin teminat mektubunu nakte çevirme hazırlığında oluduğunun ileri sürerek teminat mektubunun iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, teknik şartnamede %100 naylon olması gerektiğinin belirtilmesini rağmen davalının polyester malzeme teslim ettiğini savunmuş, ek cevap dilekçesi ilede teslim edlen yağmurlukların teknik şartnamenin diğer maddelerinede uygun olmaması nedeniyle kabul edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının teslim ettiği malın ihale şartlarına uygun olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği ve kabul edildiğini gerekçesiyle davanın kabulüne ve teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin eki olan teknik şartnamenin 2.6 maddesinde yağmurluk kumaşının %100 poliamid (naylon) olacağı belirtilmiş olup, şartnamede, numunenin kendisine atıf yapılan husus için geçerli olacağıda hükme bağlanmıştır. Teknik şartnamenin 2.3.1. Maddesinde ise yağmurluk rengi için alım esas numunesi tutulacaktır hükmü bulunmaktadır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde sabit numunenin sadece yağmurluğun rengi için geçerli olduğu, kullanılacak malzeme cins için numuneye atıf yapılmadığından teknik şartnamede belirleyen malzeme
2010/577-9609
cinsinin geçerliliğini koruduğu anlaşılmatadır. Teknik şartnamede yağmurluk kumaşının %100 poliamid (naylon) olması gerektiği belirtildiğinden davacının teslim ettiği yağmurluğunda %100 poliamid olması zorunludur. Davacı dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında teslim ettiği yağmurluğun %100 polyester olduğunu belirtmiş olup, bu beyanı kendisini bağlayacağından 17.3.2008 tarihli dilekçesinde teslim ettiğini malın %100 poliamid (naylon) olduğuna dair beyanı ile bilirkişinin bu beyanı doğrulayan tespitinin hukuki değeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacı firmanın teknik şartnemedeki hükmün aksine teslim ettiği malzemenin %100 polyester olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan davalı taraf, üretilen ve teslim edilen yağmurluğun sadece %100 poliamid olmadığı için reddedilmediğini, yağmurlukların teknik şartnamenin diğer hükümlerinede uygun olmadığını savunmuş olup, dosyadaki bilgi ve belgelerden de bu durum anlaşıldığı gibi, bilirkişide davacı tarafça teslim edilen yağmurluklardaki büzme kordonunda ve yağmurluklarda renk tonu farklılığının bulunduğunu ve ancak bunun önem arzetmediniğini bildirmiştir. Hemen belirtmek gerekirki davacının sözleşme ve eklerine uygun olarak malın teslim etmesi zorunludur. Oysaki davacının teslim ettiği yağmurlukların gerek malzeme cinsi ve gerekse renk tonu ve büzme kordonundaki renk tonlarının sözleşmesinin eki teknik şartnameye uygun olmadığı anlaşılmakta olup, davalı idareninde 23.10.2007 tarihinde sözleşmeyi haklı olarak feshettiğininin kabulü gerekir. Davalı taraf sözleşmeyi haklı olarak feshettiği içinde davacının teminat mektubununu irat kaydetmesi sözleşmeye uygun olup, davacının teminat mektubunun iadesini istemiş olanaksızdır. Mahkemece; davalı idarenin sözleşmenin feshi nedeniyle davacı aleyhine iki ihale bedeli arasındaki farktan dolayı oluşan zararından ötürü açtığı dava bulunup bulunmadığı araştırılarak, açılmış bir dava var ise o davada değerlendirilmek suretiyle az yukarıda açıklanan hususlarda gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.