Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2629 E. 2010/14486 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2629
KARAR NO : 2010/14486
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kiracılığın tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan … ile imzaladıkları 1.10.1998 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca bu davalıya ait dükkanda kiracı olarak bulunduğunu, ancak bu davalı tarafından diğer davalı …’ten ikrah ve tehdit altında alınan kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesine dayanılarak mecurdan tahliyesinin istenildiğini, mecurda gerçekte kendisinin kiracı olduğunu ve davalı … ile yapmış oldukları sözleşmenin halen geçerli ve yürürlükte olduğunu belirterek davalı … ile imzalamış olduğu 1.10.1998 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunun ve kiracılığının tespiti ile diğer davalılar arasında yapılan sözleşme ve taahhütnamenin iptalini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı ile davalılardan Hacce arasında düzenlenmiş olan 01.10.1998 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinin geçerli olduğuna ve dava konusu mecurda gerçek kiracının davacı olduğunun saptanmasına, davalı … ile diğer davalı … arasında düzenlenmiş bulunan sözleşme ve taahhütnamenin iptaline ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı … ile aralarında imzalamış oldukları 3 yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak bu sözleşmenin geçerli olduğu ve kiracılığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı …, davacı ile aralarında kiracılık ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından dayanılan 1.10.1998 başlangıç tarihli sözleşmedeki 2010/2629-14486
imzanın kendisine ait olmadığını, bu hususta Sulh Hukuk Mahkemesi’nde sözleşmenin sahteliği ve davacının tahliyesi için dava açtığını ve bu davanın derdest olduğunu, ayrıca ceza yargılamasının da devam ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, sözleşmenin kurulabilmesi için tarafların anlaşmasının yeterli olduğu, kira sözleşmesinin geçerliliğinin herhangi bir şekle bağlı olmadığı, ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın bağlayıcı olmayacağı nedeniyle bekletici mesele yapılmasına yer olmadığı, davacının bu yerde kiracı olarak oturduğu dolayısıyla kira sözleşmesinin de geçerli olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı … tarafından davacı aleyhine, Sarıyer 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/1230 esas sayılı dosyasında davaya konu kira sözleşmesinin kendisine ait olmadığı ve tahliyeye ilişkin dava açıldığı ve bu davanın halen derdest olduğu, yine Sarıyer 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/928 esasında kayıtlı dosyası ile de sanıklar … ile … aleyhine sahte kira sözleşmesi düzenlemek ve kullanmak suçlarından yargılanmalarının yapıldığı ve davanın halen derdest olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Davacı, bu davada 1.10.1998 tarihli kira sözleşmesinin geçerli olduğu ve bu sözleşmeye göre kiracılığının tespitini istediğine göre, derdest olan hukuk ve ceza dava dosyalarının sonucu bu davayı etkileyecek nitelikte olup bu dava dosyalarının sonucunun beklenilmesi gerekir. Aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı … ‘a ödenmesine, peşin alınan 42.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.