Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/7257 E. 2013/9166 K. 27.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7257
KARAR NO : 2013/9166
KARAR TARİHİ : 27.09.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Kurtulmuş Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu … ada … parsel sayılı 1078,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalılar …, …, … ve … adlarına eşit hisselerde, … ada … parsel sayılı 4696,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalılar … ve … adlarına eşit hisselerde tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı … miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli … ada … ve … parsel ile temyize konu olmayan … ada … ve … parsel sayılı taşınmazların davacı …’ın Dereli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/66 Esas, 2011/70 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki miras payı oranında, kalan kısmın tespit malikleri adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı … ’tan kaldığı, murisin sağlığında yaptığı taksimin davalı tarafça ispatlanamadığı ve tespite dayanak olan tapu kayıtlarının taşınmazları kapsamadığı suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazların kök muris …’ten kaldığını iddia ederek miras payı oranında tescil talebinde bulunmuştur. Davalılar ise; taşınmazların …’ten geldiğini ancak sağlığında erkek çocuklarına paylaştırdığını, kız çocuklarına ise payları karşılığında para verildiğini savunmuşlardır. Davalılar aynı zamanda tapu kaydına dayandıkları halde mahkemece kayıtların revizyon gördüğü tüm taşınmazların tutanak örnekleri getirtilmemiş, kapsamları revizyon gördükleri parseller de dikkate alınmak suretiyle belirlenmemiştir. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, tespite dayanak olan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile komşu parsel tutanak örnekleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, fen bilirkişi ve tespit tutanak bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve dayanakları olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı
2013/7257-9166
sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaretlettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, tapu kaydının kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin olarak belirlenmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmelidir. Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların murisin sağlığında ya da ölümü sonrasında taksim edilip edilmediği, öncesinde bir bütün olduğu anlaşılan taşınmazların hangi tarihte fiilen taksim edilip ayrı parsellere dönüştürüldüğü, taksimin kimler arasında hangi tarihte yapıldığı, hangi mirasçıya hangi taşınmazların bırakıldığı, kadastro tespitine kadar kimin ne surette zilyet olduğu, davacıya miras payına karşılık taşınır ya da taşınmaz mal verilip verilmediği hususu sorularak tam olarak tespit edilmeli ve maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.