Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3071 E. 2010/10648 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3071
KARAR NO : 2010/10648
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalılardan A.. D..in yapıp sattığı binadan 22.5.2007 tarihinde tapu kaydı ve projesine göre 5 numaralı dükkanı alıp kullanmaya başladığını ancak asma katın 16 metrekaresinin davalı Ali Rızaya ait 3 numaralı dükkana ve Davalı … ait 4 numaralı dükkana, projeye aykırı olarak katıldığını öğrendiğini bildirerek, projeye uygun hale getirilmesine karar verilmesini ve bu yerin projeye aykırı olarak küçültülmesi ve fazlalığın 20 ay kullanılması nedeniyle uğradığı zarar olarak herbirinden 20.000 er Tl nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3 numaralı dükkana katılan 15.80 metrekare yerin 2009 yılı Bayındırlık Bakanlığı yapı yaklaşık maliyet oranı birimi esas alanarak ve % 5 yıpranmada düşülerek 4.858,74 TL nin A.. D..’den tahsiline, diğer davalı hakkındaki dava ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı … adına kayıtlı taşınmazda kendisinin yapıp sattığı binadan dava konusu 5 numaralı dükkanı davacıya satarak 22.5.2007 tarihinde irtifak tapusunun verildiği, taşınmazın arsa olarak göründüğü ve bina olarak tapuya işlenmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı …nın davacıya sattığı 5 numaralı dükkanın asma
katının 15.80 merekaresinin kendisine ait 3 numaralı dükkana proj eye aykırı olarak kattığı ve kullandığı, diğer davalının mevcut haliyle aldığı 4 numaralı dükkanda davacı aleyhine genişletilme olmadığı, zaten bu davalının davadan önce müteahhidin oğluna 4 numaralı yeri sattığı hususları tapu kaydı, yapılan keşif ve bilirkişi raporundanda anlaşılmaktadır. Davalı müteahhit taşınmazdaki projeye aykırılığın bildirilerek davacıya satıldığı, bu yüzden 10.000 TL eksik bedel alındığını savunmuş ise de bu savunmasını yasal delillerle ispatlayamamıştır. Davacı sözleşmeden dönmeyip projeye aykırılığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Zaten projeye aykırılık için davadan önce davacıya belediye tarafından projeye uygun hale getirilmesi aksi halde hukuki ve cezai yönden sorumlu olacağı ihtar edilmiştir. Satılan taşınmazın satıştan önce yapılan değişiklikle projeye aykırı hale getirildiği, bu hali ile ayıplı olarak ve ayıp gizlenerek satıldığı, dosya kapsamından açıkça anlaşıldığına göre davacının taşınmazın projeye uygun hale getirilmesini talep etmekte hukuki yararı mevcuttur. Kaldı ki satıcı satılanın ayıplarından sorumludur. Bu nedenle davacının buna yönelik talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde projeye aykırı kısmın inşaat maliyeti oranında davacının zarara uğradığının kabulü ile bu miktarın tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.