Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/9165 E. 2013/10444 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9165
KARAR NO : 2013/10444
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dava konusu taşınmazın davacının murisinden kaldığı ve taksim yapılmadığı anlaşıldığına göre davacının tek başına taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemesinin mümkün olmadığı, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Yargılama sırasında diğer … mirasçıları taşınmazın muris ….. adına tescili amacı ile açılan davaya muvafakat ettiklerine dair dilekçe sunmuşlardır. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ….. mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından miras bırakan ……’ün mirasçılarından muvafakatname alınarak dosyaya ibraz edildiği ve bozma ilamında belirtilen eksikliğin giderildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamı usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.11.2011 tarih, 2011/2477-6239 sayılı bozma ilamına uyulmakla, taraflar yönünden usuli kazanılmış hak doğar. Bu hakkın zedelenmemesi için mahkemece bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; dava konusu taşınmazın muristen intikal edip terekeye dahil olduğu, davacının tek başına taşınmazın adına tescilini istemesinin mümkün olmadığı bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dava paylaşmaya dayalı olarak davacının kendi adına tescili istemi ile açılmış olup tereke adına açılmış bir dava bulunmadığına göre bozma kararından sonra diğer mirasçılardan alınan tereke adına tescile ilişkin muvafakat beyanları da hüküm doğurmaz. Bu durumda davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamında mahkemenin kabulüne ilişkin eleştirilere ve bozma kararına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.