Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/5832 E. 2013/9485 K. 03.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5832
KARAR NO : 2013/9485
KARAR TARİHİ : 03.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 18.02.2010 itibaren izin almaksızın ve mazeret bildirmeksizin üç gün işe gelmemesi nedeni üzerine müvekkil şirket tarafından Beyoğlu 20. Noterliğinden 22.02.2010 tarih ve 04910 yevmiye numuralı ihtarneme ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-g. maddesi hükmü uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı vekili mahkemeye verdiği 01.03.2013 havale tarihli dilekçesinde, davalı şirketin İstanbul 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/234 esas sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini belirtmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 191. maddesi gereğince iflasın açılması ile müflisin iflas masasına giren hak ve malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi artık müflise değil iflas idaresine aittir. Nitekim, 2004 sayılı Kanun’un 194. maddesinde de iflastan önce açılmış olup da devam eden müflisin gerek davacı, gerek davalı olarak taraf bulunduğu hukuk davalarının iflasın açılması ile (acele haller hariç) duracağı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, hakkında iflas kararı kesinleşen şirket davada taraf olma ehliyetini yitireceğinden yerine iflas masasının geçmesi gerekir.
Mahkemece, davalı hakkındaki iflas kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, iflas kararının kesinleşmesi halinde, 2004 sayılı Kanun’un 226. maddesi uyarınca iflas masasının yasal temsilcisi olan iflas idaresine dava dilekçesi ve davetiye tebliğ olunarak taraf oluşumu sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, kamu düzeni ile ilgili bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.