Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6497 E. 2010/10584 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6497
KARAR NO : 2010/10584
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

MAHKEMESİ : … 5. Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … … mevkiindeki petrol istasyonunu devir almak için dava dışı … tarafından davet edildiğini, petrol istasyonun uygun şartlarda alınabileceğinin, kredi için banka müdürü ile anlaşma sağlandığını, petrol istasyonu fiyatının 240,000,00 TL civarında olduğunun, kredinin alınması için banka müdürünün …’a hitaben kredi verilmesi için bir araba alım satımının olmasının gerektiğini ancak bu şekilde kredi verilebileceği,bunun üzerine Peugeot 407 marka model aracı noterden ortağı olduğu şirket adına satın ve devir aldığını, alınan petrol istasyonu hakkında yapılan araştırma neticesinde istasyonun borcunun olduğundan kendi hissesini devrettiğini, aracı ve bankadan aldığı çek karnesini şirketteki hissesini devir ettiği kişiye teslim ettiğini, hakkında açılan takipten 03/07/2009 tarihinde haberdar olduğunu, kredi borçlusunun … olduğunu, haciz işlemlerinin yapıldığını, aralarında banka şubesi müdürününde bulunduğu bir çete tarafından dolandırıldığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Karar tensiple verilmiştir.
Mahkemece, genel mahkemeler görevli kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde
yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davaya konu ” Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi” nin davacı adına alındığı ve aracında hususi kulanım maksatlı ve davacı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.Bu nedenle taraflar arasındaki ilişki 4077 sayılı yasa kapsamında kalmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Aksine düşünce ile, davaya konu kredi ve aracın ticari amaç için kullanıldığı gerekçesi ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 14.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.