YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14154
KARAR NO : 2010/8645
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekiuli avukat … gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mülkiyeti davalı idareye ait olan …havalimanındaki … Terminali gelen yolcu karşılama bölümünde bulunan büfeyi 122.1.1996 tarihli kira sözleşmesi ile davalıdan kiraladığını, kira sözleşmesi devam ederken davalının kendisi aleyhine tahliye davası açtığını ve dava sonunda tahliyesine karar verildiğini, tahliye davası henüz kesinleşmeden davalının zorlaması sonucu büfeyi tahliye ettiğini, tahliye davasına ilişkin kararın temyiz nedeniyle bozulduğunu ve akabinde davanın reddedilip kesinleştiğini, buna rağmen büfenin kendisine teslim edilmediğini, akabinde büfenin bulunduğu C terminalinde 25.5.2006 tarihinde yangın çıktığını ve bu terminalin hizmet dışı kaldığını, kira sözleşmesi devam ettiği için davalının dış hatlar terminalinde kendisine yer teslim etmesi gerektiğini ileri sürerek dış hatlar terminalinde emsal nitelikte başka bir yerin davalı tarafından kendisine tahsis edilerek teslimini, muarazanın men’i ile kiracılığının tesbitini istemiştir.Davalı, büfenin bulunduğu terminale havayolu şirketlerinin iniş ve kalkış için talepte bulunmamaları nedeniyle trafiğe kapatıldığını, davalının bu nedenle rızası ile büfeyi kendiliğinden tahliye ettiğini, dış hatlar terminalinin de dava dışı şirkete kiralanması nedeniyle maddi imkansızlıklarda bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, 3.7.2005 tarihli sözleşme ile iç ve dış hatlar terminalinin dava dışı şirkete kiralandığını, davacının yer istediği terminalin davalının tasarrufunda bulunmadığı davacıya dış hatlarda büfe tahsisinin hukuken ve fiilen mümkün bulunmadığı,2009/14154-2010/8645 taraflar arasındaki sözleşmenin maddi imkansızlık nedeniyle ifa olanağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Davacının 22.1.1996 tarihli sözleşme ile … terminali gelen yolcu bölümündeki büfeyi davalıdan kiraladığı, davalının kira alacağı olduğu gerekçesiyle davacı aleyhine tahliye davası açtığı, davacının tahliyesine karar verilmesi sonucu büfeyi tahliye ettiği ve akabinde tahliyeye ilişkin kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddedilip kesinleştiği, tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Davacının büfeden tahliyesi nedeniyle oluşan kazanç kaybının tahsili için … 14.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/388 E. Numarasında kayıtlı açtığı davanın 31.10.2006 tarihli kararla kabulüne karar verildiği, davalı idarenin kararı temyizi üzerine dairemizin 25.6.2007 gün 2007/3063-8963 sayılı kararıyla, davacının büfeden zorla tahliye edildiğini kanıtlayamadığı, taraflar arasında aktedilen sözleşmede “hizmet yerinin değiştirilmesinde ve tadilatların yapılmasında idarenin tam yetki ve hakka sahip olduğu, kiracının hiçbir surette bu yetki ve hakları kısıtlayıcı hak ve iddiada bulunamayacağı”nın kararlaştırıldığı, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu, mahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Anılan dava dosyasındaki dairemiz kararı ve dairemiz bozma ilamına uyularak verilen red kararı eldeki dava dosyası içinde kesin hüküm oluşturacak nitelikte olup, davacının dava konusu büfeyi davalının zorlaması ile tahliye ettiğini kanıtlayamadığı kabul edilmelidir. Hal böyle olunca eldeki davanın bu gerekçeyle reddedilmesi gerekirken dosya kapsamına ve taraflar arasındaki ihtilafın niteliğine uygun bulunmayan gerekçeyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/son maddesi uyarınca mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilerek, düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 15.60 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 15.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.