Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3374 E. 2010/15837 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3374
KARAR NO : 2010/15837
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı ile davaya konu taşınmazın satışı için telallık sözleşmesi imzalanarak hizmet verildiğini, davalının ise kendilerini devre dışı bırakarak davaya konu taşınmazı 10.10.2007 tarihinde satın aldığını belirterek sözleşme uyarınca verilen tellallık hizmeti gereği doğan 18.000 USD karşılığı 22.140 TL’nin taşınmazın satış tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince dövize uygulanan en yüksek döviz faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu ancak tarihinin sonradan doldurulduğunu,davacı şirketin taşınmazı göstermek dışında bir aracılık hizmeti yapmadığını, maliklerden bir yetki almadığını,5 yıl öncesinde taşınmazı almak için gezdiğini daha sonra vazgeçtiğini, 5 yıl sonra internetten satışa çıkarıldığını öğrenerek taşınmazı satan … ile irtibata geçerek satın aldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 25.03.2006 tarihli sözleşme düzenlenmiş olup, davalı mahkemedeki beyanında bu2010/3374-15837
sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu ancak içeriğinin imza sırasında doldurulup doldurulmadığını hatırlamadığını, tarihin sonradan davacı tarafından doldurulduğunu savunmuş ise de,davalı sözleşmenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yasal delillerle ispat edememiştir. 25.03.2006 tarihli sözleşme ile davacının davalıya telalık hizmeti verdiği, davalının da bu taşınmazı 10.10.2007 tarihinde satın aldığı dosya içeriği ile sabittir.Sözleşme içeriğinde, sözleşmenin belirli süre ile sınırlı olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı gibi,taraflarca sözleşmenin usulüne uygun feshedildiği de ispat edilememiştir.Bu durumda davacı, taraflar arasında geçerli olan bu sözleşmeye dayalı olarak sözleşmede kararlaştırılan ücreti isteyebilir.Mahkemece davacının isteyebileceği tellallık ücreti belirlenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıdan açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.