Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23446 E. 2013/11933 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23446
KARAR NO : 2013/11933
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili, asgari geçim indirimi ile vergi iadesinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, ödenmemiş sair işçilik alacaklarının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacı işçinin hak kazandığı fazla çalışma ücretinin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının, davalıya ait işyerinde, yılın eylül, ekim, kasım ve aralık ayları olmak üzere dört ayında, hafta içi beş gün 08:30-20:30 saatleri, cumartesi günü 08:30-18:00 saatleri arasında; yılın kalan sekiz ayında ise hafta içi beş gün 08:30-18:30 saatleri, cumartesi günü 08:30-13:30 saatleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, mahkemece davacı işçinin haftalık onaltı saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınması hatalıdır. Anılan nedenlerle, belirtilen çalışma saatleri ve düzeni doğrultusunda, ara dinlenme süreleri ve ıslaha gelen zamanaşımı savunması da nazara alınarak, davacının hak kazandığı fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmalı, yapılacak hakkaniyet indirimiyle hüküm altına alınmalıdır.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosya içeriğine uygun şekilde davacının aylık ücretinin brüt 1.775,00 TL olduğu kabul edilerek alacaklar hesaplanmıştır. Hal böyleyken, mahkemece infazda tereddüte ve yeni uyuşmazlıklara yol açacak şekilde, gerekçeli karar içeriğinde davacının ücretinin net 1.775,00 TL kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.