YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13040
KARAR NO : 2010/10954
KARAR TARİHİ : 23.07.2010
MAHKEMESİ : … 2. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan Y.. H.. avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılmakta olan binanın 3. katındaki 9 nolu bağımsız bölümünü müteahhit olan davalı D.. K..’den satın aldığını, ancak inşaatın yarım bırakıldığını öne sürerek, 9 nolu bağımsız bölümün adına tescilini olmadığı takdirde ödenen bedelin fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak 130.80 TL.nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı arsa sahibi Y.. H.., kendisine husumet yöneltilemeyeceğini müteahhidin sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediği, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tazminat talebinin kabulüne (arsa malikinin 36.400.00 TL.lik kısmından sorumlu olmak üzere) 130.000.000 Tl.nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılardan arsa maliki Y.. H.. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılardan arsa sahibi Y.. H.. arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. O
nedenle davacı bu davalıdan sözleşme hukuki ilişkisine dayalı olarak bir istekte bulunamaz. Arsa sahibi bulunan davalının davacıya karşı sebepsiz zenginleşmesi de bulunmamaktadır. Arsa sahibi olan davalının bir sebepsiz zenginleşmesi mevcut ise bu ancak diğer davalı yükleniciye karşıdır. Davalı arsa sahibi davacıdan herhangi bir bedel de almış değildir. Bu durumda davada davalı arsa sahibine husumet yöneltilemez. HGK. 2000/13-51 E., 2000/54 K.; 13.HD. 2000/8619 E.-10834 K., 2001/176 E.-673 K., 2000/7292 E.-9150 Karar sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir. O nedenle davalı arsa sahibi aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde davalı arsa sahibi aleyhine de hüküm tesis edilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı Y.. H.. yararın BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı Y.. H..’na ödenmesine, peşin alınan 500.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.