YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14316
KARAR NO : 2013/13705
KARAR TARİHİ : 30.12.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine vekili; Hazineye ait … Köyü 1166 (194) nolu ve 42 metrekarelik alanlı kök kadastro parselinin, davalı … Belediyesinin 37 nolu imar düzenleme bölgesinde yaptığı imar uygulaması kapsamında kaldığını ve daha sonra da davalı … Büyükşehir Belediyesi tarafından imar uygulamasına tabi tutulduğunu, anılan imar uygulamalarından önce Hazine adına kayıtlı 1166 sayılı kadastral parselin kadastro sınırları içerisine imar uygulamaları neticesinde … Köyü 5594 ada 3 sayılı imar parselinin tescil edildiğini, bu şekilde 42 m2 olan kadastro parselinin, fiili zemininden kaybedilmesi sonucu meydana getirildiğini; ancak gerek … Belediyesince yapılan 37 nolu imar düzenlemesinin ve gerekse aynı bölgede … Büyükşehir Belediyesince yapılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiklerini ileri sürerek; 5594 ada 3 sayılı imar parselinin yüzölçümünde kadastro parselinin miktarı kadar yani 42 metrekarelik bir eksiklik oluşması sonucuna yol açılmamak kaydıyla, 1164 (194) sayılı kadastral parselin sınırları içinde yeniden Hazine adına tescili ile tapu kayıtlarının eski hale iadelerinin sağlanması; tescil, eski hale iade talebi reddedildiği takdirde ve/veya eski hale iade halinde 42 metrekarelik Hazine taşınmazının imar parselinden eksilmesi sonucu oluşuyorsa tazminat istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda “davalı … Belediyesi hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulü ile, tapu kaydının eski haline iade edilerek … İli … İlçesi … Köyünde kain 5594 ada 3 parsel nolu taşınmazın 42 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile imar uygulaması ile oluşan 42 metrekarelik kısmın kök parsele ihyasına, tescil harici bırakılan 42 metrekarelik kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, yapılan imar düzenlemeleri sonucu Hazine adına oluşan mükerrer ada ve parsel kayıtlarının iptaline” karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı … Büyükşehir Belediyesi vekili ve davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş; bilahare davacı Hazine vekili 28.02.2013 tarihli dilekçesiyle temyizden vazgeçtiklerini bildirmiştir.
1) Davacı Hazine vekili tarafından, karar, her ne kadar süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de, daha sonra idareden alınan yazılı muvafakata binaen temyiz talebinden vazgeçildiği 28.02.2013 havale tarihli dilekçeyle bildirilmiş olmakla; davacı Hazine vekilinin temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle REDDİNE;
2) Davalı … … ile dahili davalı … vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, imar işleminin iptali nedeniyle kadastral parselin ihyası suretiyle Hazine adına tescili, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkin olup; ihyası talep edilen taşınmazın tescil bildirim beyannamesinde Hazine adına sicil oluşturulması öngörüldüğü halde, tescil sırasında hataya düşülerek … Belediyesi adına tescil edildiği ve … Belediyesi tarafından başka bir çok parselle birlikte 37 nolu imar düzenlemesine tabi tutulduğu, bu imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmesi üzerine bilahare aynı bölgede … Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ikinci imar düzenlemesinin de idari yargı yerinde iptal edilerek, idari yargı kararlarının kesinleştiği, dava konusu yerin yargılama sırasında yeni kurulan … Belediyesi sınırları içinde kalması üzerine anılan Belediyenin de davaya dâhil edildiği dosya kapsamıyla sabittir. Hemen belirtilmelidir ki, … Belediyesi adına oluşan sicil kaydının TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olduğu ve iptali gerektiği açıktır. Öte yandan; sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemlerin idari yargı yerinde iptal edilip, kararların kesinleşmesiyle imar parsellerinin sicil kayıtlarının dayanıksız hale geldiği ve yolsuz tescil durumuna düştükleri tartışmasızdır. O halde, bilirkişi rapor ve krokisinde gösterildiği üzere eski hale ihya ile Hazine adına tescil isteğinin kabulüne karar verilmesinde ve davanın açılmasına davalı … Büyükşehir Belediyesi ile … Belediyesi’nin yapmış oldukları işlemlerin sebep olduğu, çekişme konusu bölümün yargılama sırasında yeni kurulan … Belediyesi sınırları içerisine dahil edilerek … Belediyesi ile ilgisinin kalmadığı, ancak anılan Belediyenin yapmış olduğu işlemlerden halefiyet ilkesi gereği … Belediyesi’nin sorumlu olup, bu durumda yargılama giderleri ile bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı … … ile dahili davalı … Başkanlığının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki; taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğuna göre, hüküm altına alınması gereken karar ilam harcının maktu olması gerekirken nispi olarak tayin ve takdiri doğru değildir. Ancak; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 2. bendinde yer alan “…62.37 TL. karar ve ilam harcının…” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “…21.15 TL maktu karar ilam harcının…” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 30.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.