YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6106
KARAR NO : 2013/9557
KARAR TARİHİ : 03.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işyerinde çalışırken kronik böbrek rahatsızlığına yakalandığını %90 özürlü sayıldığının kurul raporu ile sabit olduğunu, engelli kadrosunun dolu olduğunu, haftanın üç günü diyalize girmesi gerektiğinden performansının düşük olduğunu, ağır ve tehlikeli işlerde çalışamayacağı, hafif işlerde çalışabileceğine ilişkin 22.03.2012 tarihli raporu ibraz etmesi üzerine ağır ve tehlikeli iş sınıfında yer alan davalı şirkette çalışamayacağı sonucuna varıldığından iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/I numaralı bendi uyarınca kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek feshedildiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve mahallinde yapılan keşif ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, işyerinde davacıya önerilecek işlerin bulunduğu, feshe son çare başvurulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkânlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda pancar bıçak ustası olarak çalışan davacının kronik böbrek yetmizliği hastalığına yakalanması ve haftada üç gün diyalize girmesi, ağır ve tehlikeli işlerde çalışamayacağı, hafif işlerde çalışabileceğine dair 22.03.2012 tarihli rapora istinaden davacının tehlikeli iş kapsamında kalan davalı işyerinde çalışmasının elverişli olmaması sebebi ile 4857 sayılı Kanun’un 25/I bendi uyarınca tazminatları ödenerek iş sözleşmesi feshedilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu üçlü bilirkişi kurulundan alınan rapora göre davacının “giriş kapısı kontrol kısmı, yemekhane, temizlik, bahçe işleri idari kısımda getir götür” işlerinde çalışabileceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda bildirilen davacının çalışabileceği yerlerin işyerinde bulunup bulunmadığı, varsa belirtilen yerlerde iş gücü ihtiyacı (eleman ihtiyacı) olup olmadığı bilirkişilerden gerekirse yerinde inceleme yapma yetkisi verilerek alınacak raporla tespit edilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.