Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3471 E. 2012/1482 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3471
KARAR NO : 2012/1482
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 137 parsel sayılı 5.233,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 101 ada 204 parsel sayılı 19066.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, 101 ada 37 parsel sayılı taşınmaz, davacı … ise 101 ada 204 parsel sayılı taşınmaz hakkında, miras yolu ile gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı … tarafından Hazine aleyhine açılan 101 ada 137 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davada hükmü temyiz eden davacı 101 ada 204 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın davacısı olan …’ın taraf sıfatı bulunmamaktadır. Hükmü temyiz yetkisi kural olarak davanın taraflarına aittir. 101 ada 137 parsel yönünden, temyiz eden aleyhine yeni bir hukuki durum da yaratılmamıştır. Bu nedenlerle, davacı … 101 ada 137 parsele yönelik temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2- Çekişme konusu 101 ada 204 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece keşif giderlerinin kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle ve 3402 sayılı Yasa’nın 36/2. maddesi uyarınca davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de; kabul dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bundan sonra verilecek keşif ara kararında keşif için gerekli olan ve ispat külfeti kendisine düşen tarafça karşılanması gereken giderlerin tek tek gösterilmesi, bu giderlerin toplamından oluşacak keşif avansının mahkeme veznesine yatırılması için kesin süre verilerek kesin süreye uymamanın sonuçlarının yöntemine uygun şekilde ihtar edilmesi zorunludur. Keşif için gerekli olan giderleri, mahkeme heyeti için Harçlar Yasası uyarınca ödenmesi gereken yol tazminatı, teknik ve yerel bilirkişi ücretleri, tanık ücretleri, tanıklar ve yerel bilirkişilere yapılacak tebligat masrafları ile keşif mahalline ulaşım için gerekli olan masraflar oluşturmaktadır. Somut olayda mahkemece çekişmeli taşınmaza ilişkin belirtmelik tutanağının celbedilip dosya içerisine getirtilmediği, taraflara delillerinin nelerden ibaret olduğunun sorulmadığı, iki ayrı dava birleştirildiği halde davacının hangi giderlerden müstakilen sorumlu olduğunun belirtilmemiş olması nedeni ile keşif ara kararının usulüne uygun olmadığı gibi, davacı tarafa çıkarılan ihtar şerhini havi tebligattaki ihtar metninin tam olarak okunmuyor olması karşısında yöntemine uygun bir ihtar yapıldığı kabul edilemez. Diğer taraftan 17.09.2010 tarihli ara kararının 6 numaralı bendinde taraf tanıklarının keşif mahallinde hazır bulundukları takdirde dinlenmelerine şeklinde verilen karar da usule uygun değildir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek ve usulüne uygun bulunmayan ara kararına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.