YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2942
KARAR NO : 2010/3665
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, senet ve icra takibinin iptâli, %40 icra inkâr tazminatı ile yargılama sonucu alacaklı olduğunun belirlenmesi halinde alacağın tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde yargılama sonucu alacaklı olduğunun tespiti durumunda alacağının tahsilini talep etmiş olmakla birlikte, alacağına faiz uygulanmasına yönelik talebi olmadığı halde HUMK’nın 74. maddesine aykırı olarak hükmedilen miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Sözleşmeye konu işlerdeki eksik ve ayıpların bedeli mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiş ve davalının belirlenen alacağından mahsubu suretiyle artan miktarın davacı lehine tahsiline hükmedilmiştir.
Bu itibarla davalının bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibinde kötü niyetli olduğunu söylemek mümkün değildir. O nedenle davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
İzah edilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kabulü ile hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan “dava tarihi olan 11.06.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte” kelime dizelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yine aynı şekilde hüküm fıkrasının 4 nolu bendin tamamının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “4-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.