Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/16877 E. 2013/13040 K. 31.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16877
KARAR NO : 2013/13040
KARAR TARİHİ : 31.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil, hafta tatili, yıllık izin, ek alacak iaşe alacağı, ikramiye ve ücret alacaklarının ödetilmesine verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde 19/01/2001–23/05/2011 tarihleri arasında dokuma bölümünde usta olarak çalıştığını, iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, genel tatillerde ve hafta tatillerinde çalıştığını, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini, her yıl ikramiye, iaşe ve kömür dağıtımı yapıldığını ancak davacıya ödeme yapılmadığını, son maaşının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla measi ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ek alacak ile iaşe alacağının, ikramiye alacağının ve ücret alacağının davalıdan faizleriyle birlikte tahsili istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davacının, 2001 – 2006 tarihleri arasında çalıştığını, tüm haklarını aldığını işvereni ibra ettiğini, fazla mesai ile çalışan bir işçi olmadığını, asgari ücretle çalıştığını, genel tatillerde çalışmadığını, yıllık izinlerinin tamamının kullandırıldığını, işyerinde teamül haline gelmiş bir ikramiye ve kömür iaşe alacağı bulunmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce, iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık izin ücreti alacağı olduğu, son ay ücretinin ödendiğinin işverence ıspatlanamadığı, hafta tatillerinde çalışmadığı, fazla çalışma yaptığı, genel tatillerde çalıştığı, iaşe, kömür ve ikramiye alacaklarının son yıl hariç işyerinde düzenli olarak ödendiği, işyerinde bu ödemelerin teamül haline geldiği, son yıl içinde ödenmeleri gerektiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacının iaşe, kömür ve ikramiye alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Somut olayda, mahkemece, davacı tanıklarının beyanlarına göre son yıla ilişkin kömür ve gıda yardımının ödenmediği kabul edildimiş ise de, emsal nitelikteki Dairemizin 2012/17086 E, 2013/5727 K sayılı dosyasında bu alacakların reddine ilişkin Mahkeme kararının onandığı, işyerinde düzenli olarak gıda ve kömür yardımı yapıldığına ilişkin tanık beyanlarının birbiri ile çelişkili olduğu, davacı tanıklarının bir kısmı ile davalı tanıklarının son yıllarda bu yardımların yapılmadığını beyan ettikleri, bu durumda bu yardımların işyeri uygulaması haline geldiğinden bahsedilemeyeceği, kaldı ki, iaşe ve kömür yardımının davacıya ödeneceğine dair yazılı bir kural olmadığı gibi, son iki -üç yıl içinde ödenmemesine rağmen, davacının bu durumu bilerek itirazı kayıtsız olarak çalışmaya devam ettiği dikkate alındığında, bu alacakların ödenmeme durumunun işyeri uygulaması halini aldığı ortada olup, bu taleplerin reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Somut olayda davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin, ikramiye, ücret, fazla mesai, hafta ve genel tatil ücreti ve sosyal yardım ve iaşe alacaklarının hüküm altına alınması isteğinde bulunmuş, mahkemece isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararı sayın çoğunluğun görüşü doğrultusunda iaşe ve kömür yardımı yönünden bozulmuştur.
İşyerinde iaşe ve kömür yardımı yapıldığına ilişkin uygulama bulunduğu dosya içeriğiyle sabit olup, işyeri uygulamasının kaldırıldığına ilişkin bir yazılı bir anlaşmanın varlığı veya davacı işçinin değişikliği kabul ettiğine ilişkin yazılı bir muvafakati bulunmamaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesinde, “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz…” kuralına yer verilmiştir.
İş Kanunu’nun 22. maddesinin birinci fıkrasının asıl konuluş amacı işverenin tek taraflı değişiklik işlemlerine karşı işçiyi korumak; işçinin isteği dışında işini, işyerini ve diğer çalışma koşullarını değiştirecek işveren davranışlarına engel olmaktır. Somut olayda işyerinde iaşe ve kömür yardımına ilişkin işyeri uygulaması bulunmasına rağmen, davalı işverence son iki-üç yıl iaşe ve kömür yardımı yapılmamıştır. İşçinin uzun süre itirazda bulunmaması bu değişikliğe rıza gösterdiği anlamında yorumlanamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, iaşe ve kömür yardımının uzun süre yapılmaması işçi aleyhine işyeri uygulaması oluşturmaz. Başka bir anlatımla işyeri uygulaması ancak işçi lehine oluşabilir. Davalı işverence çalışma koşullarında davacının yazılı kabulü olmadan yapılan değişiklik davacı işçiyi bağlamaz. Bu nedenle mahkeme kararının onanması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.