Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/397 E. 2011/1579 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/397
KARAR NO : 2011/1579
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden …..vs. vekili Avukat ….. geldi. ….. temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacılar, davalılardan … aleyhinde açılan davadan feragat ettiklerine göre bu husus dikkate alınarak bir karar verilmesi, yanı sıra, murisin davalılardan ….. yararına bedelini ödemek suretiyle aldığı 3 nolu bağımsız bölüm yönünden tenkis talebinin değerlendirilmesi, ayrıca 19.11.1998 tarihinde ölen murisin yapmış olduğu temlikler nedeniyle 28.09.2001 tarihinde dava açıldığı gözönüne alınarak, davalılar tarafından yapılan zamanaşımı itirazı nedeniyle, davanın süresinde açılıp açılmadığının da irdelenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı … aleyhinde açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan tenkis davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar Müşerref ve Saliha vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 S.K. md. 17) Miras bırakan 19.11.1998 tarihinde ölmüş; eldeki dava ise 28.09.2001 tarihinde açılmıştır. Davalılar, yasal süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmuşlardır. Davalı … aleyhinde açılan dava feragat nedeniyle reddedilmiş olduğundan davanın, Saliha’ya yapılan temlikler yönünden incelenmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamına, toplanıp değerlendirilen delillere göre davalıların aşağıdaki hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, bedeli miras bırakan tarafından ödenmek suretiyle davalı … adına alındığı belirtilen 92 sayılı parseldeki 3 numaralı mesken, 27.05.1991 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Davacıların, evin alımından miras bırakanın sağlığında haberdar oldukları, bu nedenle de aralarında tartışmalar yaşandığı, dosya kapsamındaki tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın 3 numaralı mesken yönünden zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığının gözönüne alınmamış olması isabetsizdir. Öte yandan, önceki hüküm davacılar tarafından yalnızca 92 sayılı parseldeki 3 numaralı mesken yönünden temyiz edilip, fabrika yönünden
bir temyiz bulunmadığına göre, miras bırakan tarafından satılan fabrika nedeniyle davalı …’ya temlik edilen senetler yönünden ilk hükümde belirlenen miktar üzerinden davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bir başka ifade ile, davalılar aleyhine, ilk kararda belirtilen tenkis miktarından daha yüksek miktara hükmedilmesi mümkün değildir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda, davalılar lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edilemeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde kurulması da isabetsiz olup, davalı … ve Müşerref’in vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay durşması için belirlenen 825.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.