YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/100
KARAR NO : 2011/2578
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 09.06.2009 gün ve saatte temyiz eden …vs. vekili Avukat … ve … vs. vekili Avukat …ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 126 ada 4 parsel sayılı 16,78 m2, 126 ada 5 parsel sayılı 94,27 m2, 126 ada 6 parsel sayılı 230,94 m2, 126 ada 7 parsel sayılı 177,41 m2, 126 ada 8 parsel sayılı 221,11 m2, 126 ada 9 parsel sayılı 74,60 m2, 126 ada 10 parsel sayılı 181,92 m2, 126 ada 11 parsel sayılı 306,01 m2, 126 ada 14 parsel sayılı 147,23 m2, 126 ada 15 parsel sayılı 111,01 m2, 126 ada 16 parsel sayılı 69,61 m2, 126 ada 17 parsel sayılı 60,90 m2, 126 ada 18 parsel sayılı 133, 52 m2, 126 ada 19 parsel sayılı 142,40 m2, 126 ada 20 parsel sayılı 153,21 m2, 126 ada 21 parsel sayılı 282,73 m2, 126 ada 22 parsel sayılı 70,78 m2, 126 ada 23 parsel sayılı 91,40 m2, 127 ada 6 parsel sayılı 35,87 m2, 127 ada 8 parsel sayılı 35,77 m2, 127 ada 14 parsel sayılı 55,91 m2 ve 127 ada 15 parsel sayılı 64,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1990/213 Karar sayılı ilamına dayanılarak, eşit paylarla müştereken …, …, … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … Belediye Başkanlığı, 126 ada 4 ila 10 ve 126 ada 14 ila 23 parsellerin mezarlık olduğu iddiasıyla, davacı … … 127 ada 8 parsel, davacı … 127 ada 14 parsel, davacı … 127 ada 6 parsel, davacı … 127 ada 15 parsel, davacı … 126 ada 18 parsel, davacı … … 126 ada 10 parsel, davacı … … 126 ada 17 parsel, davacı… 126 ada 14 parsel, davacı … … 126 ada 19 parsel, davacı … … 126 ada 16 parsel, davacı … 126 ada 15 parsel, davacı … … 126 ada 21 parsel, davacı … … 126 ada 4 parsel, davacı … … 126 ada 8 parsel, davacı … … 126 ada 22 parsel, davacı … Hazar 126 ada 11 parsel, davacı … 126 ada 5 parsel, davacı … … 126 ada 23 parsel ve davacı … 126 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sırasında … Soylu 126 ada 21 parsel, Hazine ise tüm parseller hakkındaki davalara katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda müdahil Hazinenin davasının kabulüne, diğer davaların reddine, 126 ada 4 ila 11, 126 ada 14 ila 23, 127 ada 6, 8, 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazların kamu orta malı niteliğinde yayla olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar …ve arkadaşları vekili Av. …, davacı … …
mirasçısı … …, davacı … …, davacı … … (…), davacılar … … ve … … vekili Av. …, davacılar …, …, … …, … mirasçıları ve müdahil … Soylu vekilleri Av. … ile davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Hükmü temyiz eden davacı …’ya kararın tebliğ edildiği 08.08.2008 tarihi ile temyiz tarihi olan 21.10.2008 tarihleri arasında 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/1. maddesinde öngörülen temyiz süresi geçmiş olup, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 1.6.1990 tarih 1989/3 Esas ve 1990/4 sayılı Kararı ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/4. maddesi gereğince davacı …’nun temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
2) Diğer temyiz istemlerine gelince; mahkeme tarafından, çekişmeli taşınmazların tamamının kamu orta malı niteliğinde yayla olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; çekişmeli taşınmazların öncesinin kamu orta malı niteliğinde yayla olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapılmadan, … Beldesindeki bir kısım taşınmazlara ait davalarda taşınmazların yayla olduğunun kabul edildiği belirtilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Aynı beldedeki başka bir kısım taşınmazlar hakkında verilen kararlar, çekişmeli bulunan taşınmazlar yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı gibi kuvvetli delilin varlığından da söz edilemez. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için, çekişmeli taşınmazları ve çevresini ayrıntılı olarak gösteren eski tarihli memleket haritaları getirtilerek uzman fen bilirkişisi, üç kişilik uzman ziraatçı bilirkişi kurulu, davada yararı bulunmayan köyler halkından seçilecek yaşlı ve ehil üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ile aynı ilkeler dikkate alınmak suretiyle gösterilecek taraf tanıklarının katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, kamu orta malı yayla niteliğinde bulunup bulunmadıkları, üzerlerindeki zilyetliğin hangi tarihte, ne şekilde başladığı ve nasıl sürdürüldüğü, kimden kime ve ne surette intikal ettiği hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, uzman fen bilirkişisinden, keşfi izlemeye olanak veren, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarında geçen nokta, yer ve sınırların işaretlendiği, çekişmeli taşınmazların eski tarihli memleket haritalarındaki konumunu ve söz konusu haritalarda ne olarak gözüktüğünü açıklayan nitelikte rapor ve harita düzenlemesi istenmeli, ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların eğimini, taşlılık oranını, toprağın niteliğini, bitki örtüsünü, çevre taşınmazlarla karşılaştırmalı biçimde belirten, taşınmazların öncesinde ve hali hazır durumu ile kamu orta malı niteliğinde yayla olup olmadığını gerekçeleriyle beraber açıklayan ayrıntılı rapor istenmeli, tutundukları tapu kayıtlarının yüzölçümünden fazla olarak komşu parsellere revizyon görmüş olması nedeniyle davalıların söz konusu tapu kayıtlarına dayanarak hak talep edemeyecekleri, ancak kayıt miktar fazlası yönünden koşulları varsa zilyetlikle mülk edinebilecekleri göz önünde bulundurulmalı, taşınmazların öncesinin kamu orta malı niteliğinde yayla olduğunun anlaşılması halinde bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceği dikkate alınmalı, çekişmeli taşınmazların öncesinin kamu orta malı niteliğinde yayla olmadığının anlaşılması halinde belgesiz edinilebilecek taşınmaz miktarı ile ilgili sınırlandırmalar da dikkate alınarak taraflar yararına kadastro tespit günü itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde yazılı sair koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı
edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, katılma ancak görülmekte olan davanın konusu ile sınırlı olabilceğine ve Hazinenin katılma dilekçesinde sözü edilen 127 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış bir dava bulunmadığına göre sözkonusu taşınmaz hakkında hüküm kurulmuş bulunması da isabetsiz olup, … dışında kalan mümeyyiz davacı ve davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 625.00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, kendilerini duruşmada vekil ile temsil ettiren temyiz eden tarafa verilmesine, 09.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.