YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2892
KARAR NO : 2012/2478
KARAR TARİHİ : 19.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 152 ada 260 parsel sayılı 21.821,01 metrekare ve 152 ada 262 parsel sayılı 5.426,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar … adına, 152 ada 257 parsel sayılı 7.484,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … ve İsmail Gencer adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişme konusu taşınmazların Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalıların çekişmeli taşınmazlarda 1964 yılından geriye doğru 20 yılın üzerinde zilyetliklerinin bulunduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Toprak Tevzi Komisyonun çalışmaları sırasında Hazinenin dayandığı 1964 Tarih 1197, 1198, 1199 ve 1200 sıra numaralı tapu kayıtlarının taşınmazların meradan kazanıldığından bahisle oluşturulduğu dikkate alındığında davacılar lehine 3402 sayılı yasanın 46. maddesinde yazılı koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından usulüne uygun mera araştırması yapılması gerekir. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazların başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri huzuruyla keşif icra edilmeli, çekişmeli taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarından önce ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı, hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.