Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/28049 E. 2013/19337 K. 20.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/28049
KARAR NO : 2013/19337
KARAR TARİHİ : 20.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Güliz Tur Otelcilik Turizm Yat ve Otobüs İşletmeciliği Sanayi Ltd. Şti.’nde şoför olarak davalı … tarafından işe alındığını, bir büre şirket şoförlüğü yaptıktan sonra davalı kişi ve ailesini şoförlüğünü yapmaya başladığını, sabah 08.30-gece 01.00’e kadar haftanın yedi günü çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, izin, fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının davalı şirket ya da davalının yanında çalışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 01.02.2001 tarihinden itibaren davalı şirket nezdinde çalışamya başladığı, davalının “davacı ayrıldığından 2.000,00 TL ücret ile çalışıyordu, haklarını ödedim” şeklindeki beyanı ile tazminatlı olarak iş sözleşmesinin feshedildiği, özel şoför olarak çalıştığı için çağrıldığı her saat hizmet vermek zorunda olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı Kanun’un 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında kanunda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.
İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan ve bildirim süresi tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer.
Somut olayda davacı haksız şekide iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı işyerinde emniyet müdürlüğü tarafından yapılan teknik takip ve aramalar sonucu davalı hakkında tefecilik yapmak ve suç işlemek amacı ile örgüt kurma suçlarından ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı yanında özel şoför olarak çalıştığını iddia eden davacı Emniyet müdürlüğünde 27.01.2010 tarihinde alınan ifadesinde; “işyerinde yapılan aramadan 10 gün sonra işten ayrıldığını” belirtmiş olup çıkma sebebi olarak davalının yanındaki Ogün ve Mehmet isimli kişileri benimseyemediğini ve işvereni ile samimi olmalarını göstermiştir. Davacının resmi makamlar önünde verdiği ifadesinde kendi isteği ile ayrıldığını beyan ettiği dosya kapsamı ile anlaşılmakla kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.