YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6151
KARAR NO : 2011/6959
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 101 ada 30, 170 ada 216, 219, 297, 825, 1394 ve 1580 parsel sayılı 9569.36, 2013.61, 398.62, 3886.84, 2142.84, 1122.14 ve 2997.14 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın almaya dayanılarak … adına tespit edilmiştir. Davacı …, …’ı hasım göstermek sureti ile taşınmazların miras bırakan babası İbrahim Kar’dan intikal ettiğini ileri sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında … davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda … hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, … hakkında açılan davanın esas yönünden reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro davalarının lehine tespit yapılan kişi ya da kişilere karşı açılacağı gözönüne alındığında mahkemece taşınmazın tespit maliki olmayan davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, hüküm gününde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda dahili dava yolu ile bir kişiye taraf sıfatı kazandırılacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi ıslah yolu ile dahi davanın tarafı değiştirilemez. Hal böyle olunca … hakkında yöntemince açılmış bir dava olmaksızın davanın esasına girilerek kesin hüküm oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.