Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/50 E. 2012/813 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/50
KARAR NO : 2012/813
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 159 ada 9 parsel sayılı 1005.21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine temsilcisi, tapu kaydına dayanarak dava açmış ve tapu kayıtlarını keşif sırasında ibraz edeceğini açıklamıştır. Keşif tutanağında davacı dayanağı tapu kaydının uygulandığına dair bir ayrıntı bulunmadığı gibi, fen bilirkişisi raporunda uygulandığı belirtilen tapu kaydı da dosyaya ancak temyiz incelemesi sırasında getirtilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı, 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişi aracılığı ile yöntemince uygulanmalı, tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın Hazine tapu kaydının kapsamında kalması halinde öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı beyanları alınmalı, Hazinenin tapu kaydının dayanağı olan belgeler içerisindeki tutanaklarda bilirkişi ve tanık olarak dinlenen kişilerin hayatta olduklarının anlaşılması halinde, bu kişiler çağrılıp tanık olarak dinlenilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.