YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/591
KARAR NO : 2011/1224
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 174 ada 11, 31, 33 ve 34 parsel sayılı 226200, 25750, 21600 ve 25000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 174 ada 11 parsel mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmış, diğer parseller ise Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı … tarafından davalılar Hazine, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Topaklı Kasabası Çiftçi Koruma Başkanlığı aleyhlerine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi, tapu kaydının sınır ve yüzölçümünün düzeltilmesi davası, davaya konu olan taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacının davasının kısmen kabulü ile çekişme konusu 174 ada 31, 33 ve 34 sayılı parsellerin davacı … adına tesciline, davalıların bu parsellere yönelik müdahalelerin önlenmesine,174 ada 11 sayılı parselin teknik bilirkişinin 23.9.2004 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 40600 metrekarelik bölümünün ayrı parsel altında davacı … adına tesciline, davalının bu bölüme yönelik müdahalesinin önlenmesine, 174 ada 11 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen yer dışında kalan bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların davacının dayandığı tapu kaydı ve güçlü delil teşkil eden Nevşehir Gezici Toprak Mahkemesinin 25.02.1961 tarih ve 1960/151 Esas, 1961/9 sayılı kesinleşmiş ilamının kapsamında kalması nedeniyle, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan 174 ada 31, 33 ve 34 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA
2- Çekişme konusu 174 ada 11 sayılı parselin teknik bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 40600 metrekarelik bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu bölümün mera ile ilgisinin olmadığı, davacı adına kayıtlı 2.12.1963 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, Gezici Toprak Mahkemesinin kesinleşmiş ilamı ile tapu kapsamının 144395 metrekare olarak belirlendiği, ancak davacının toplam 113000 metrekarelik yeri kullandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bu şekildeki kabul dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, adına kayıtlı, Şubat 309 tarih ve 57 sıra numaralı tapu kaydından tedavül eden 02.12.1963 tarih ve 3 sıra numaralı 13599 metrekare yüzölçümlü tapu kaydına dayanmıştır. Tapu kaydının, önceki malik ….’in 1963 yılında kayden satışı ile davacıya geçtiği anlaşılmaktadır. Nevşehir Gezici Toprak Mahkemesinde davacının dayandığı tapu kaydının önceki malikleri…. ve ….tarafından açılan 4753 sayılı Yasa ile….ve ….. adlarına oluşturulan 1957 tarih ve 145 ve 279 sıra numaralı tapu kayıtlarının, kendi adlarına kayıtlı, Şubat 309 tarih ve 57 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydı kapsamında kalmaları nedeniyle iptaline ve davalıların, taşınmazlarına müdahalesinin men’i istemine yönelik davaları sonunda, davacıların dayandığı tapu kaydının sabit hudutlar ile 144395 metrekarelik yeri kapsadığı belirtilerek, bu kapsamda kaldığı halde haksız olarak 4753 sayılı Yasa ile …. ile….. adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptaline ve davalıların müdahalelerinin men’ine, davalı olarak taraf gösterilen Hazine hakkında ise; tapu kayıtlarının dağıtım ile elinden çıkmış olması nedeniyle Hazineye husumet düşmeyeceği kabul edilerek, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Tapu kaydının iptali ve müdahalenin men’ine ilişkin, kesinleştiği anlaşılan bu ilama ait dava dosyası ve dayanağı kroki aramalara rağmen bulunamamıştır. Hükmen iptal edilen (mahkeme kararı ile iptal edildikleri tapu kayıtlarına şerh verilen) 9.10.1957 tarih 145 ve 10.10.1957 tarih 279 sıra numaralı tapu kayıtlarının 174 ada 31 ve 33 sayılı parselleri kapsadığı anlaşılmaktadır. Kesinleşen bu ilam ile davacının dayandığı tapu kaydı miktarının 144395 metrekare kabul edilmiş olması Hazineyi bağlamaz. Ayrıca, çekişme konusu 174 ada 11 sayılı parselin (A) bölümünün bu davada dava konusu edilmemesi nedeniyle kesinleşen ilam güçlü delil de oluşturmaz. Bu durumda davacının dayandığı tapu kaydının, hudutları tüm yönleri itibariyle taşınmazı kapatmadığından ve zeminde mera bulunması nedeniyle değişebilir nitelikte sınırlı olduğu ve kapsamının miktarı ile geçerli bulunduğunun kabulü gerekir. Tapu kaydı miktarı ilk tesisinde 14 dönüm olarak kayıtlı olup; tapu kaydı miktarından fazla olarak 174 ada 31 ve 33 sayılı parseller hükmen davacıya bırakılmıştır. Böylece 174 ada 11 sayılı parselin (A) bölümü tapu kaydının miktarı ile kapsamı dışında kalmaktadır. 174 ada 11 sayılı parselin tamamı Toprak Komisyonunca yine 11 sayılı parsel altında mera olarak bırakılmıştır. Bu durumda temyiz konusu 174 ada 11 sayılı parselin (A) bölümünün öncesinin, 11 sayılı parselin kalan bölümü gibi kadim mera olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Bunun için mahallinde yeniden taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek, yöreyi iyi bilen, yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri ve sağ iseler belirtmelik bilirkişileri, uzman fen bilirkişisi ve 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte yerel bilirkişi, belirtmelik bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın, öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel bir biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı, mera olarak sınırlandırılan 11 sayılı parselin kalan bölümü ile arada ayrıca unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın meradan elde edilip edilmediği sorulup saptanmalı, taşınmazın (A) bölümünün kamu orta malı mera niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı göz önünde tutulmalı, çekişmeli bölümün kamu orta malı mera olmadığının anlaşılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime
kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanı ile tespit tutanağı iktisap sütununda yazılı beyanları çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, uzman ziraatçi bilirkişi aracılığı ile taşınmazlar bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, dıştan komşu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilerek ziraat bilirkişi kurulundan 174 ada 11 sayılı parselin (A) bölümünün toprak yapısı, niteliği, 11 sayılı parselin kalan mera bölümü ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, meradan açılıp açılmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, çekişmeli 174 ada 11 sayılı parselin (A) bölümü ile 11 sayılı parselin kalan mera bölümü ve komşu parselleri birlikte gösterir fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine fotoğraflar üzerinde taşınmazın ve (A) bölümünün sınırları kabaca işaretletilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.