YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4908
KARAR NO : 2011/1249
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 121 ada 1, 2 ve 4 parsel sayılı 4.333.03 2.406,17 ve 4.495,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin 1/5’er payının davacının miras bırakanı…. mirasçıları adına tesciline, geriye kalan 4/5 payın payları da gösterilmek suretiyle tespit maliki davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı …’dan kaldığı ve mirasçıları arasında taksim yapılmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespit tutanaklarının edinme sebebine göre taşınmnazların 1/4 payı … evlatları … ve …’a, 3/4 payı ise …. ve….’a aitken,…. ve ….’ın paylarını ….ve ….a O’nun da….’a sattığı, bu şekilde taşınmazların tamamının …’a ait olup, daha sonra çocuklarına geçtiği belirtilerek tespit yapılmış; taşınmazların ortak miras bırakan …’dan kaldığına değinilmemiştir. Davacı … de, taşınmazların annesi ….. ve dayısı …’a ait olduğunu ileri sürerek …. payının mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmıştır. Buna göre uyuşmazlık, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının taşınmazı kapsayıp, kapsamadığı, kapsıyor ise hukuki değerini koruyup, korumadığı noktasında toplanmaktadır.
Hal böyle olunca, öncelikle davalı tarafın dayanağı olan T.Evvel 322 tarih, 20 sıra nolu tapu kaydı, tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmalı, mahallinde yeniden yapılacak keşifte taşınmazların ortak miras bırakan …’dan mı, yoksa 3. kişilerden mi geldiği saptanmalı, tapu kaydı sınırları tek tek okunmak suretiyle uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, taşınmazları kapsayıp, kapsamadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsellere ait tutanak ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, taşınmazlar tapu kaydı kapsamında kalıyor ise hukuki değerini koruyup korumadığı tartışılmalı, taşınmazlardaki zilyetliğin kimden kime ne şekilde geçtiği, davacı tarafın miras bırakanı …’nun taşınmazlarda miras payı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, tespitte belirtilen hukuksal olgulara aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.