Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7283 E. 2011/6953 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7283
KARAR NO : 2011/6953
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ …
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sonucu, 132 ada 91 ve 93 parsel sayılı 1528 ve 1642 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı nedeniyle davalılar Fatma Eğin ve arkadaşları ile … ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, tapu kaydına dayanarak kendilerine ait 132 ada 92 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik olduğu iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sounda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 132 ada 91 sayılı parsel içinde kalan ve fen bilirkişi raporunda (F) harfi ile gösterilen bölümünün davacılara ait 132 ada 92 sayılı parsele eklenmek suretiyle tesciline, 132 ada 93 sayılı parsele yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve arkadaşları vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık tapu kaydına dayalı ortak sınır uyuşmazlığıdır. Bu tür uyuşmazlıklarda tapu kayıt kapsamlarının kesin olarak belirlenmesi, tapu kaydı hukuki değerini koruyor ve haritası da fenni sıhhate haiz ise uyuşmazlığın haritaya göre çözümlenmesi gereklidir. Harita, teknik sıhhate haiz değil ve zemine uygun düşmüyorsa tapu kaydındaki miktarlara ve sınırlara itibar edilmesi zorunludur. Tapu kaydı sahipleri arasındaki anlaşmanın içeriğinin kesin olarak saptanması halinde tarafları bağlayacağı da kuşkusuzdur. Somut olayda tarafların dayanağı olan tapu kayıtları aynı kökten, K.Sani 1935 tarih 130 numaralı kayıttan gelmekte olup 1955 tarihinde Hazine’nin temlik ve ifrazı ile oluşmuştur. 07.11.1955 tarih 33 numaralı tapu kaydı 132 ada 91 sayılı parsele, 07.11.1955 tarih 31 numaralı tapu kaydı 132 ada 93 sayılı parsele, 07.11.1955 tarih 32 numaralı tapu kaydı davacı tarafa ait olan 132 ada 92 sayılı parsele uygulanmıştır. Tapu kayıtlarının ait oldukları taşınmazların niteliği “ev” olup, edinme sebebinde “müfrez arsa üzerine iskan yardımı ile ev inşa edildiği ve 2510 sayılı Yasa’ya göre meccanen şahıslar adına tescil edildiği” belirtilmiştir. Tapu kayıtlarının dayanağı ifraz haritası mevcut olup, tapu kayıtlarının miktarları da eşit şekilde 1.300’er metrekaredir. Kayıtların miktarı zemine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dayanak haritada evler işaretli değildir. Mahkemece, haritanın zemine uygun ve fenni sıhhate haiz olup olmadığı incelenip değerlendirilmediği gibi taşınmazlar üzerindeki evlerin tapu kayıtlarının tesisinden önce mevcut olup olmadığı, hangi tarihte yapıldıkları araştırılmamış, parseller arasında kullanıma göre oluşan ortak sınırlar tespit edilmemiştir. Ayrıca 07.09.1981 günlü anlaşma senedinde davacılardan …’ın anlaşma sonucu 132 ada 93 sayılı parselden aldığı yerin neresi olduğu da tespit edilerek krokide gösterilmemiş, bu senette bahsi geçen ve taraflarca müracaata bırakılan dava dosyanın numarası belirlenerek getirtilmemiştir. Anlaşmaya konu yerin belirlenmesi için senet tanıklarından olan … dinlenmemiş, ….’nın ise ayrıntılı beyanları alınmamıştır. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, 07.09.1981 tarihli senet tanıkları ve üç kişilik fen bilirkişisi kurulu hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kaydı ve haritası zemine uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeye çalışılmalıdır. Ancak tescil haritasının zemine uygun olmadığı ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı tespit edilirse bu takdirde tapu kayıtlarının sınırlarına itibar edilmelidir. Yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle ve hangi sınırlarla kullanıldığı, taşınmazlar üzerindeki evlerin hangi tarihte yapıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Ayrıca dava konusu taşınmazlardan bitişikteki yollara yer terk edilip edilmediği araştırılmalı, bir kısım taraflar arasında daha önce görülüp müracaata bırakılan dava dosyası da getirtilmek suretiyle taraflar arasında bir anlaşma bulunup bulunmadığı, varsa anlaşmanın hangi taşınmaz bölümüne ilişkin olduğu tespit edilmeli, davacı ile davalılara ait tapu miktarlarının eşit olduğu da göz önünde tutularak toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.