YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26399
KARAR NO : 2013/19677
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davayı görev yönünden reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, kabin memuru olarak çalışan, sendika üyesi ve toplu iş sözleşmesinden yararlanan müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan, sendikal nedenle feshedildiğini belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, uçucu personelin iş kanunu kapsamı dışında kaldığı, fesih tarihinde yürürlükte bir toplu iş sözleşmesi de bulunmadığı, uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülemeyeceği yönünde görev itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da, davacının iş sözleşmesinin yasadışı eyleme katılması nedeni ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 23. dönem Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük tarihinin 02.08.2012 olduğu, fesih tarihinin ise 29.05.2012 olduğu, fesih tarihi itibariyle yürürlükte TİS bulunmadığı ve davacının, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesi gereği uçucu personel olup İş Kanunu kapsamında olmadığı belirtilerek, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, somut olayda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasındadır.
4857 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanunu’na tabidir. Ancak hava taşıma işlerinde çalışanlar için özel bir düzenleme yapılmadığından Borçlar Kanunu genel hükümleri uygulanmaktadır. Ancak, hava taşıma faaliyeti yapılan iş yerinde sendika örgütlenmesi sonucu toplu iş sözleşmesi bağıtlanmış ise, sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın 07.11.2012 tarihinden önce 2822 sayılı Kanun’un 66. maddesi, 07.11.2012 tarihinde ise bu tarihte yürürlüğe giren 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş İlişkileri Kanunu’nun 79. maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir.
Fesih tarihinde yürürlükte olan 2822 sayılı Kanun’un 2, daha sonra kabul edilen 5356 sayılı Kanun’un 33. maddelerine göre “Toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri içerir”. Devam eden maddelerinde de “Sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümlerinin yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam edeceği” kuralına yer verilmiştir (2822/6, 5356/36/2).
Her ne kadar davacı uçucu personel olup hava taşıma işinde çalışması nedeni ile iş kanunu kapsamında çalışan değil ise de, davacının üyesi olduğu sendika ile davalı tarafından imzalanan 01.01.2009-31.12.2010 yürürlük süreli Toplu İş Sözleşmesinin 27. maddesinde “Süreli fesihlerde uçucu personel dahil sendika üyesi tüm personele iş güvencesi hükümleri ile birlikte 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı” , 30. maddesinde “Kıdem tazminatı konusunda sendika üyesi tüm personele 4857 sayılı yasa hükümleri uygulanacağı”, “ihbar ve kıdem tazminatının hesaplanması” başlıklı 31. maddesinde, “Bu konuda sendika üyesi tüm personele yasa hükümleri uygulanacağı”, “yıllık ücretli izinlerin hesaplanması ve düzenlenemesi” başlıklı 59. maddesinde, “Yıllık ücretli izinlerin düzenlenmesinde İş Yasası ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı” belirtilmiştir. Her ne kadar sözleşmenin süresi 31.12.2010 tarihinde sonra ermiş ve fesih tarihinde imzalanmış bir Toplu İş Sözleşmesi yok ise de sözleşmenin bu hükümleri, 2822 sayılı Kanun’un 6., 6356 sayılı Kanun’un 36/2. maddesi uyarınca hizmet sözleşmesi hükmü olarak devam edeceğinden, hava taşıma işinde çalışan davacının iş sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkin İş Kanunu hükümleri uygulanacak ve uyuşmazlıkta iş mahkemesi görevli olacaktır. Uyuşmazlığın anılan kanun hükümleri uyarınca çözümlenmesi iş mahkemesinin görev alanı kapsamında iken, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın görev yönünden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.