YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4635
KARAR NO : 2011/731
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 163 ada 49 parsel sayılı 15.995,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendilerine ait bir bölüm taşınmazın davalı parselde kaldığı iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davacı … adına, geriye kalan bölümünün tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; tüm dosya kapsamı ve davacı tanıkları beyanlarına göre çekişmeli 163 ada 49 sayılı parselin (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davacı tarafa ait olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak sınıra ilişkindir. Çekişmeli parsel ile davacı tarafa ait taşınmazların kadastro tespitlerinin zilyetliğe dayanılarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ortak sınırın zilyetlik durumuna göre tespiti zorunlu bulunmaktadır. Mahkemece ortak sınır belirlenirken keşifte tek kişiden ibaret yerel bilirkişi ile tespit bilirkişilerinden biri dinlenerek karar verilmiş, davacı tanıkları taşınmazın başında değil de duruşmada dinlenmişler, davalının gösterdiği tanıkların ise beyanına başvurulmamıştır. Keşfe zirai bilirkişi götürülerek zeminde ortak kullanım sınırı olup olmadığı yönünde araştırma yapılmamış, tespit bilirkişilerinin tamamının tanık sıfatı ile dinlenmesi gerektiği düşünülmeden tespitin aksi yönde karar verilmiştir. Bu şekilde eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davaya konu parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi kurulu ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmeli, yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının ayrıntılı ve somut olaylara dayalı beyanları alınmak, tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenmek suretiyle zilyetlik durumu ve ortak sınır belirlenmeye çalışılmalı, zirai bilirkişiden zeminde ortak kullanım sınırı olup olmadığı yönünde ayrıntılı rapor alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.