Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/736 E. 2012/2619 K. 20.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/736
KARAR NO : 2012/2619
KARAR TARİHİ : 20.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
.
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 540 parsel sayılı 26.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve eşit paylarla … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine ile … … ve … tutanağa itiraz etmek suretiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı … … ve …’in davalarının feragat nedeniyle reddine, Hazinenin davasının kabulü ile çekişme konusu 540 sayılı parselin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın taşınmazdaki zilyetlik süresinin 20 yıla ulaşmaması nedeniyle edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. İdari yoldan Hazine adına oluşturulan Mayıs 1942 tarih ve 19 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaz dahil geniş bir araziyi kapsadığı, davalıların dayandığı ve tespitte uygulanan 05.07.1944 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydı ile sonradan dayandıkları 05.07.1944 tarih ve 13 sıra numaralı tapu kaydının taşınmaza uymadığı yapılan keşif uygulama ve teknik bilirkişilerin raporlu krokileriyle saptanmıştır. Ne var ki; Hazine tapusunun oluşum tarihine kadar davalı şahıslar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde mahallinde 05.05.1977 tarihinde yapılan keşifte taşınmazı davalı tarafın 40 yıl evvel tarla haline getirdiği, tespitin doğru olduğu, 20.09.1976 tarihli keşifte 60 yıl öncesinden beri davalıların kullandığı, davalı tespit malikleri … ve …’in bu yeri …’tan satın aldığı, ölümleri ile mirasçılarının zilyet bulunduğu, 20.06.2000 tarihli keşifte ise taşınmazın ne zaman açıldığının bilinmediği, öncesinde çayırlık olup, 1960’dan sonra tarla olarak davalıların kullandığı beyan edilmiş olduğu halde, zilyetliğin başlangıç ve süresi yönünden beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. Ayrıca, çekişme konusu taşınmaza komşu parsellere uygulanan ve dosyaya getirtilen tapu kayıtları taşınmaz yönünü “Köse oğlu …”, “… …”, “… vereseleri”olarak okuduğu halde bu şahsın 20.09.1970 tarihli keşifte söz edilen ve davalıların satıcısı olduğu belirtilen “…” olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır.
.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için çekişme konusu taşınmaza komşu bulunan tüm parsellerin kadastro tespit tutanağının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra önceki keşiflerde dinlenilen tüm yerel bilirkişiler, tanıklar, tespit bilirkişileri ile mahkemece yeniden seçilecek elverdiğince yaşlı ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklardan zilyetliğin başlangıç tarihi, öncesinin kime ait olduğu, kime ne suretle geçtiği, ne zamandan beri kimin kullandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanların, tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleşme yapılmak suretiyle giderilmeli, taşınmaza komşu 537 ve 541 sayılı parsellerin davalarının sonuçlandırılıp, sonuçlanmadığı araştırılarak sonuçlanmış ise verilen kararların kesinleşme şerhini içerir ilam örnekleri getirtilerek davaya etkisi üzerinde durulmalı, taşınmaz üzerinde Hazine tapusunun tesis tarihi olan 1942 yılından geriye doğru davalıların 20 yılı aşkın iktisaba yeterli süre ve nitelikte tasarruflarının olup olmadığı değerlendirilerek ve 1/2 pay maliki … mirasçılarının hükmü temyiz etmemesi nedeniyle Hazine yararına gerçekleşen müktesep hak da gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

.