Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5010 E. 2011/339 K. 28.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5010
KARAR NO : 2011/339
KARAR TARİHİ : 28.01.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 744 ada 6 parsel sayılı 1221,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, satış, tapu ve vergi kaydı nedenleriyle, 834 ada 8 parsel sayılı 10,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, bağış, taksim ve vergi kaydı nedenleriyle davalı … adına tespit edilmişlerdir. Davacı … …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların murisleri … …’dan intikal ettikleri iddiasına dayanarak, 1/2 paylarının iptali ile adına tesçilleri için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı … …’nın davasının reddi ile çekişmeli taşınmazların tespit gibi davalı adına tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, çekişmeli 834 ada 8 parsel sayılı taşınmazın direk yeri olduğu, ortak muris … …’dan taksimen davalı …’ya isabet ettiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli parsel direk yeri olup davalı … adına tespit edilen 834 ada 6 sayılı parsel içinde kalmaktadır. Dava konusu edilen taşınmazın 834 ada 6 parsel sayılı taşınmaz mı, yoksa 834 ada 8 parsel sayılı taşınmaz mı olduğu konusunda tereddüt oluşmuştur. Öncelikle bu yönden keşif yapılmak suretiyle davacının gerçek iradesine uygun olarak dava konusu edilen taşınmazın 834 ada 6 parsel sayılı taşınmaz mı yoksa 8 parsel sayılı taşınmaz mı olduğunun tespit edilmesi, dava konusu taşınmazın 834 ada 6 parsel sayılı taşınmaz olduğunun anlaşılması halinde tutanak aslının celbedilerek 834 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı hale getirilip işin esasının incelenmesi ve delillerin değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2- Davacının 744 ada 6 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların ortak murisi … …’dan taksimen davalı …’ya intikal ettiği ve 15 senedir adı geçen davalı tarafından kullanıldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, çekişmeli taşınmazın babasından intikal ettiğini belirterek 1/2 payın adına tesçili istemiyle dava açmış; davalı, davaya cevap vermemiştir. Kadastro tutanağının incelenmesinden çekişmeli taşınmazın 1980 yılında yapılan satış nedeniyle davalı … adına tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı tarafın satın alma olgusunu kanıtlaması gerekir. Mahkemece bu hususlarda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur. Toplanan deliller satın alma olgusunun varlığı ya da yokluğu konusunda hüküm vermeye yeterli değildir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için davalı …’dan satın almaya ilişkin delilleri sorulup toplanmalı, taşınmaz başında mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıkların katılımı ile yeniden keşif yapılmak suretiyle dinlenecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kimden geldiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, davalı … tarafından satın alınıp alınmadığı gibi hususlar tek tek sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları (1) ve (2) nolu bentlerde sayılan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.