Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13105 E. 2012/21595 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13105
KARAR NO : 2012/21595
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Türk vatandaşlığında çalışma sürelerini borçlanmaya hakkı olduğunun kabulüyle, borçlanma talebinin talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince ;Dava davacının 3201 sayılı Yasaya göre, yurt dışı hizmetlerini borçlanma talebinin davalı Kurumca davacının başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmaması nedeniyle reddedilmesinden dolayı, borçlanma talebinin kabulü ile borçlanmasını talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüyle, davacının 3201 sayılı Yasaya göre yurt dışında Türk vatandaşlığına sahip olduğu dönemdeki çalıştığı süreleri borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti ile borçlanma tutarını borcun yatırılacağı tarihte geçerli olan borçlanma bedeli üzerinden ödenmesi gerektiğinin tespitine kara verilmiştir.
Mahkemece, davacının Türk Vatandaşı iken yurt dışında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanabileceğine ilişkin tespit kararı yerinde ise de borçlanma tutarının borcun yatırılacağı tarihte geçerli olan borçlanma bedeli üzerinden tespitine kara verilmesi doğru değildir. 3201 sayılı Yasanın Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi başlıklı 4.maddesinde “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarını başvuru tarihindeki 5510 sayılı Yasanın 82.maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %32 sidir.”hükmünü içermekte olup somut olayda davacı 29.7.2010 tarihinde kurum kayıtlarına giren dilekçesi ile borçlanma talebinde bulunmuştur. Borçlanma tutarının bu tarihte geçerli olan borçlanma bedeli üzerinden ödenmesi gerektiğinin tespiti yerine ödeme tarihinde geçerli olan borçlanma bedelini esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı H.M.K’nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan “Borçlanma tutarının borcun yatırılacağı tarihte geçerli olan borçlanma bedeli üzerinden tespitine “ sözcüklerinin silinerek yerine “Borçlanma tutarının talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine “sözcüklerini yazılmasına hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 29/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.