Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5533 E. 2013/5719 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5533
KARAR NO : 2013/5719
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece Toprak Tevzi Komisyonunun davalıya terk ettiği miktardan fazlasının davalı adına tesciline karar verildiği halde, miktar fazlasının komşu meralardan kazanılıp kazanılmadığı konusunda araştırma yapılmadığı, toprak tevziine esas iskan tapusu ilk tesisinden itibaren getirtilerek uygulanmadığı ve çekişmeli taşınmazın mera olarak tespit edilen aynı ada 22 ve 90 sayılı parsellere bitişik olduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmadığı belirtilerek, doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli taşınmaza uyduğu kabul edilen 1929 tarih 63 ada 3 parsel sayılı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile komşu taşınmazların onaylı tutanak suretlerinin ve dayanağı olan belgelerin getirtilmesi, tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediğinin sorulması, dosya tamamlandıktan sonra davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulunun katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılması, keşif sırasında tapu kaydının sınırlarının uygulanması, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediğinin araştırılması, keşfe katılacak teknik bilirkişiden kayıt uygulaması yanında, keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verir, kadastro paftası ile toprak tevzi komisyonu paftasını ve mera paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren ayrıntılı; özellikle çekişmeli taşınmazın bitişiğindeki mera parsellerinden nasıl ayrıldığını yan görünüş krokisi ile gösterir rapor alınması, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan; çekişmeli taşınmazın niteliğini, eğimini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, kullanım durumunu, komşu mera parselleri ile çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, miktar fazlasının komşu mera parsellerinden kazanılıp kazanılmadığını belirtir ve önceki ziraatçi bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazın dört taraftan fotoğrafları çektirilmesi”, gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin uzman fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (E) harfi ile gösterilen 7749.94 metrekare yüzölçümündeki bölümünün dava konusu edilen 162 ada 21 parsel sayılı taşınmazdan ifraz olunarak ada ve parsel numarası değişmeksizin davalı Şadiman oğlu Alişan Kılıç adına tarla vasfı ile tapuya tespit vetesciline, (A) harfi ile gösterilen 1382.90 metrekare yüzölçümündeki bölümün 162 adanın son parsel numarası verilmek sureti ile mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kaydına, 162 ada 21 parsel sayılı taşınmazdan (D) harfi ile gösterilen kısım bu şekilde ifraz olunduktan sonra aynı raporda (A) harfi ile gösterilen 970.44 metrekare yüzölçümündeki bölümün 162 adanın son parsel numarası verilmek sureti ile mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince kadastro hakimi çekişmeli taşınmazın tüm bölümleri hakkında sicil oluşturmakla yükümlü olduğu halde taşınmazın uzman fen bilirkişisinin 25.11.2011 tarihli raporunda (B) ve ( C) harfleri ile gösterilen bölümleri hakkında tescil hükmü kurulmaması, (A) bölümü hakkında iki kez hüküm kurularak ikinci kez kurulan hüküm bendinde taşınmazın (D) harfi ile gösterilen bölümünün yüzölçümü olan 970,44 metrekarenin gösterilmesi ve taşınmazdan (E) harfi ile gösterilen bölümü ifraz olunduğu halde (D) harfi ile gösterilen bölümün ifrazından bahsedilerek infazda karışıklık yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 27.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.