YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4108
KARAR NO : 2011/879
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118 ada 2 ve 116 ada 26 parsel sayılı 2328.49 ve 3154.69 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı … tarafından davalı … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu 118 ada 2 ve 116 ada 26 parsel sayılı taşınmazların … mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişme konusu parsellerin kadastro tespiti, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tespitten önce davacı tarafından açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Hal böyle olunca, çekişmeli taşınmazların tespitlerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5. maddesi hükmüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu suretle tespiti yapılan taşınmazların 30 günlük askı ilanının Kadastro Mahkemesince yapılması zorunlu olduğu halde, Kadastro Mahkemesince yöntemine uygun şekilde 30 günlük askı ilanları yapılmamıştır. Askı ilanları yapılmadıkça ve Yasa’nın 11. maddesinde öngörülen 30 günlük süre dolmadıkça duruşmaya başlanması olanaksızdır. O halde, öncelikle çekişmeli taşınmazlarla ilgili, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11 ve 27. maddeleri hükmünde öngörülen yönteme uygun şekilde askı ilanları yapılmalı, süre dolduktan sonra davanın esasına girilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.