Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4634 E. 2011/730 K. 07.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4634
KARAR NO : 2011/730
KARAR TARİHİ : 07.02.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 194 ada 17 parsel sayılı 582,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek suretiyle davalılar murisi … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; tespit bilirkişileri beyanı ile davacı tanıklarının beyanlarına göre çekişmeli parselin davacının annesi Esma’ya aitken satışı nedeniyle davacıya geçtiği ve davacının zilyetliğinde olduğu, davalı tarafın ise zilyetliği bulunmadığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin taraflardan hangisi lehine gerçekleştiği yönündedir. Mahkemece taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumu belirlenirken, keşifte tek kişiden ibaret 1960 doğumlu yerel bilirkişi dinlenmiş, tespit bilirkişileri taşınmazın başında değil de duruşmada dinlenmişlerdir. Tespit bilirkişilerinin tamamının tanık sıfatı ile dinlenmesi gerektiği düşünülmeden tespitin aksi yönde hüküm kurulmuştur. Ayrıca 1960 doğumlu yerel bilirkişi, taşınmazın köyün hayvanlarının su içtiği yer olduğunu, 1952 doğumlu tespit bilirkişisi ise içinde kaynak suyu olduğunu ve taşınmaz üzerinde davacı tarafın zilyetliğini görmediklerini belirttikleri, 1933 doğumlu ve her iki tarafın akrabası olan davalı tanığı … , taşınmazın taksimen davalının annesi Fadime’ye kaldığını ifade etmesine rağmen aksi yöndeki tespit bilirkişi ve davacı tanıkları beyanları arasındaki çelişki de giderilmeden karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davaya konu parseli kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi kurulu ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmeli, yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının ayrıntılı ve somut olaylara dayalı beyanları alınmalı, tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenmek suretiyle zilyetlik durumu belirlenmeye çalışılmalı, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, ormanın ortasında ve üzerinde su kaynağı olan taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne zamandan bu yana kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü kesin olarak belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.