Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3077 E. 2011/3894 K. 28.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3077
KARAR NO : 2011/3894
KARAR TARİHİ : 28.06.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 138 ada 42 parsel sayılı 13036.53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi komisyonunun 27 parsel sayılı taşınmazı olarak Hazine adına kayıtlı olduğu açıklanarak Hazine adına; 146 ada 48 parsel sayılı 4023.20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzi komisyonunun 450 parsel sayılı taşınmazı olduğu açıklanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına; 162 ada 124 parsel sayılı 5894.92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzi komisyonunun 1597 parsel sayılı taşınmazı olduğu açıklanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde iskan tapu kayıtlarına dayanarak her üç taşınmazın adına tescili istemiyle; davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde çekişmeli 146 ada 48 ve 162 ada 124 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ve mera niteliğindeki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Hazinenin davasının reddine, …’ın davasının kabulü ile çekişmeli 138 ada 42, 146 ada 48 ve 162 ada 124 parsel sayılı taşınmazların … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Ancak; davacı … tarafından Hazine adına tespit edilen 138 ada 42 parsel sayılı taşınmaza yönelik de dava açılıp bu taşınmazın davacı … adına tesciline karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm bölümünün 2. fıkrasında davalı … yanında davalı Hazinenin davalı olarak belirtilmemiş olması isabetsiz ve hükmün infazı sırasında tereddüt oluşturur nitelikte olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu isabetsizliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm bölümünün 2. fıkrasının 2. satırındaki “Akkol’a” ve “karşı” sözcükleri arasında “ve davalı Hazine’ye” sözcüklerinin, 5.satırındaki “…” ve “adına” sözcüklerinin arasına “ve Hazine” sözcüklerinin eklenmesine ve kararın hüküm bölümünün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 28.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.