Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4105 E. 2011/404 K. 31.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4105
KARAR NO : 2011/404
KARAR TARİHİ : 31.01.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 73 parsel sayılı 14321.73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın ve çekişme konusu 106 ada 73 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece taşınmazlara komşu parsellerin tutanakları ve dayanakları getirtilmemiş, taşınmaz yönünü ne olarak okudukları üzerinde durulmamış, davacı ve bayii adına 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen kısıtlamalar ile ilgili araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağı kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, kime nasıl intikal ettiği, davalıya murisinden taksimen intikal edip etmediği, davalının tek başına ne kadar süre ile kullandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar komşu parsellerin tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, toplanan delillerin tutanağın edinme sebebindeki beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, hakimin taşınmazın konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arz ettiği özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, ziraat bilirkişi kurulundan önceki ziraat bilirkişisinin raporundaki bulgular da değerlendirilerek ve komşu parsellerin toprak yapısı ile mukayese edilerek taşınmazın niteliği, toprak yapısı hususlarında ayrıntılı ve bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, taşınmazın çektirilecek fotoğrafları rapora eklenmeli, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve krokili rapor alınmalıdır. Ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince davalı ve eklemeli zilyetlikten faydalanması halinde murisi ve diğer mirasçıları adına ayrı ayrı kayıt ve belgesiz olarak tespit ve tesçil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı, Tapu Sicil, Kadastro, Özel İdare ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorulmalı, miktar kısıtlaması dikkate alınarak her bir kişinin azami sulu toprakta 40, kuru toprakta ise 100 dönüm miktarında taşınmaz edinebileceği dikkate alınmalıdır. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.