YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7484
KARAR NO : 2010/17292
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacka davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … içmesuyu projesi kapsamında DSİ genel müdürlüğünce yaptırılan Tahtalı su alma yapıcı-pompa istasyonu ve içmesuyu arıtma tesisinin 22.10.1997 tarihinde kendilerine teslim edildiğini, 03.04.1998 tarihinde ise geçici kabul işlemi yapıldığını, yapılan işletme ve bakım çalışmaları esnasında imalat ve inşaat kaynaklı pek çok problem eksik-kusurlu işler olduğunu tespit ettiklerine davalıdan bir çok kez talepte bulunmalarına karşın sorunların çözü1mediğini, eksik ve kusurlu işlerin tespiti ile fiyatlandırmasını yaptırdıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 232.673.577.602 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile 18.788.86 TL alacağın 22.10.1997 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafın harcamış olduğu emek ve mesaisi dikkate alınarak takdiren maktu vekalet ücreti olan 575.00 TL.nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
I-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- HMUK. 417 maddesinin 1. fıkrasının I.cümlesi “Kanunen musarrah olan hallerden maadasında masarifi muhakemenin 2010/7484-17292
aleyhinde hüküm verilen taraftan istifa olunmasına karar verilir.” hükmünü öngörür. Buna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nazara alınarak kendisini yargılamada vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı lehine, HMUK. 423. maddesinin 1. fıkrasının 6. Bendi ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin göre; reddedilen kısım üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek ananması HUMK. ‘nun 436/2. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda I.bentte açıklanan nedenler ile davacının tüm, davalının aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenler ile, temyiz olunan hükmün karar bölümünde yer alan ” davalı tarafın harcamış olduğu emek ve mesaisi dikkate alınarak takdiren maktu vekalet ücreti olan 575.00 TL.nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” kısmının hükümden çıkarılmasına; yerine “Davanın reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre belirlenen 15.833.08 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” – cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 20.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.