YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26085
KARAR NO : 2013/18393
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, genel tatil ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde 21.06.2004-20.10.2009 döneminde çalıştığını, işverence hizmet sürelerinin ve prime esas kazançlarının Sosyal Güvenlik Kurumu’na eksik bildirildiğini, işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle 20.10.2009 tarihinde feshettiğini belirterek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının değişik zamanlarda işi savsaması, işe zamanında gelmemesi, olumsuz tavırları için sık sık uyarıldığı, Ekim başında verilen zammı beğenmeyerek kendi isteği ile işten ayrıldığını, kıdem tazminatı hakkının doğmadığını, 2009 yılı Ekim ayına ait ücretinin ödendiğini, herhangi bir ücret alacağı kalmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının 21.06.2004-20.10.2009 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesini ücretlerinin ve fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshettiği, tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacaklarından % 30 oranda hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde teknisyen olarak çalıştığı, davacının işyerinden 20.10.2009 tarihinde işçinin istifası nedeni ile çıkışı yapıldığı, iş sözleşmesinin davacı tarafından 20.10.2009 tarihinde fazla çalışma ücretlerinin ve ücret alacağının ödenmemesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e bendi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin ücret bordrolarında bazı aylarda fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilerek bordrolar davacı tarafından itirazı kayıtsız imzalanmıştır. Mahkemece karara esas alınan 26.10.2011 tarihli hesap raporunda davacının tüm çalışma dönemi için fazla çalışma ücret alacağı hesaplanmış davalı vekilinin rapora itirazı üzerine alınan 31.05.2012 tarihli ek raporda ise bordrolardaki miktarların yasa gereğince çalışma olmaksızın işçiye ödenmesi gereken tatil ücretleri olduğu, fazla çalışma ücreti ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle ıslah tarihine göre zamanaşımına uğramayan ücret alacakları hesaplanmıştır.
Davacının imzasını taşıyan ve inkar edilmeyen imzalı ücret bordrolarında 2008-2009 yıllarına ait bazı aylarda ücret bordrolarında ayda 35 saat fazla çalışma karşılığı ücret tahakkuk ettirilmiş, tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücret alacakları davacının sigorta primine esas aylık kazanç tutarına yansıtılmıştır. Bu itibarla davacının ücret bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuk ettirilen ayları dışlanarak fazla çalışma ücreti hesaplanması gerekirken hatalı hesaplama yapılan hesap raporuna itibarla fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınması isabetsizdir. Mahkemece davacının imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilerek fazla çalışma ücreti ödemesi yapılan aylar dışlanmak suretiyle dava konusu fazla çalışma ücretinin hesaplanması için ek hesap raporu alınmalı, hakkaniyet indirimi ve usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.