Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26319 E. 2013/19854 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26319
KARAR NO : 2013/19854
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, ekonomik kriz sebebiyle yapılan başvuru üzerine davacı işyerinde çalışan işçilerin bir kısmının kısa çalışma ödeneğinden faydalandırıldıklarını, davalı tarafça yapılan teftiş sonrası çalışanlara ait bilgilerin kuruma geç ve hatalı verilmesi gerekçesiyle kısa çalışma karşılığı olarak ödenen tutarların geri ödenmesinin istendiğini, söz konusu talep ve işlemin hukuka uygun olmadığını belirterek davacı şirketin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin kısa çalışma ödeneği şartlarını yerine getirmediğinin anlaşılması üzerine ödenen meblağın geri iadesinin istendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre ise, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir.
Somut olayda davacı şirket işveren, davalı ise Türkiye İş Kurumudur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4857 sayılı İş Kanunu’ndan değil 4447 sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. Yine davanın tarafları arasında işçi işveren ilişkisi de bulunmamaktadır. Bu haliyle davanın iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup dava şartı olduğundan bu husus re’sen nazara alınmalı ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.