YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23450
KARAR NO : 2013/19901
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi vekili özetle; iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili özetle; davacının iş sözleşmesinin iş görme borcunu gerektiği gibi yerine getirmediğinden dolayı geçerli sebeple feshedildiğini beyan ederek haksız davanın reddini istemiştir.
Bozma ilamına uyan mahkemece, yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiden rapor aldırıldığı, davalı banka genel müdürlüğü ile oniki kurum arasında fatura tahsilatı için protokol imzalandığı, söz konusu kurumlara ilişkin gerek Denizli gerekse davalı bankanın diğer şubelerinden fatura tahsilatlarının yapıldığı, Denizli Vergi Dairelerine ilişkin vergi tahsilatlarında ise Denizli ilçelerine ilişkin vergi tahsilatlarının yapılmadığı, özellikle dava konusu edilen Denizli Belediyesi su, Denizli Aydem Elektrik ve Kentgaz A.Ş. ile davalı banka arasında fatura tahsilatına ilişkin herhangi bir anlaşma olmadığından sistem olarak fatura tahsilatının mümkün olamayacağı ve halende bu kurumlara ilişkin tahsilatların yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm Dairemiz tarafından “…davacının iş sözleşmesinin feshedildiği şubede geçmiş hizmet süresi içerisinde davalı bankanın fatura tahsilatı bakımından anlaştığı kurumlar ile imzaladığı sözleşmeler getirtilmeli, keza bireysel ve kurumsal fatura tahsilatlarına ait dosyaya sunulmuş olan belgelerden başka varsa diğer belgeler de getirtilmeli, devamında banka işlerinde uzman bir bilirkişiye işyeri kayıtlarını yerinde inceleme yetkisi vermek suretiyle rapor alınmalı ve tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak, davalı savunmasının ve fesih sebeplerinin doğrulanmasının belirlenmesi halinde davanın reddine, aksi takdirde davacının vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazları dikkate alınarak karar verilmelidir.” şeklinde belirtilerek, davanın esasına girilmek üzere bozulmuştur.
Bozma sonrası verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı tarafça feshin haklı ve geçerli sebebe dayandığı kanıtlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemece feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine karar verilirken, işe başlatmama tazminatı için dört aylık brüt ücret ile boşta geçen süre için beş aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Yine 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin üçüncü fıkrasında boşta geçen süreye ilişkin ücretin üst sınırı gösterilmiş olup; kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesi hüküm altına alınması gerekir. Bu süre belirtildiği üzere üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Kanun koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır. Yargılama süreci dört aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre dört aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci dört aylık süreyi aştığında bu kez dört aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir. İşe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, feshin geçersizliğine bağlı ikincil bir sonuçtur. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınması gerekir. Ayrıca feshin geçersizliği istemi tespit niteliğinde olduğundan, boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre, işe başlatmama tazminatının dört aylık brüt ücret tutarında belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre işe başlatmama tazminatının davacının beş aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Ayrıca boşta geçen süre için dört aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, üst sınır aşılarak beş aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin belirlenmesi de kanunun açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının beş aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 24,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubuyla bakiye 3,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 318,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.