Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1367 E. 2011/8020 K. 25.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1367
KARAR NO : 2011/8020
KARAR TARİHİ : 25.11.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 6 parsel sayılı 7.079,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 999,68 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif sırasında davacının çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümü üzerinde hak talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Keşifte hazır bulunan uzman ziraatçi ve jeolog bilirkişi raporlarıyla, dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olmadığı ve üzerinde, iktisabı sağlar nitelikte bir zilyetliğin bulunmadığı belirlenmiş olmakla; mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 3402 sayılı Yasa’nın 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, dava konusu taşınmazın tamamı hakkında hüküm kurmak ve sicil oluşturmak zorundadır. Hal böyle olunca mahkemece, çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında hüküm kurmak gerekirken, yalnızca bir bölümü hakkında hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.