Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7907 E. 2011/6811 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7907
KARAR NO : 2011/6811
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118 ada 20 parsel sayılı 82691,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taksim senedi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 118 ada 20 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı dayanağı tapu kayının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; davalı dayanağı tapu kaydının oluşum nedeni olan tescil dosyasında, davacının taraf olmaması nedeniyle tapu kaydının davacı tarafı bağlamayacağı hususu üzerinde durulmamış, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi belirlenmemiş, davacının bayii … ile davacı arasında imzalanan 27.8.1986 tarihli taksim senedi tüm senet tanıklarının dinlenilmesi suretiyle taşınmaza uygulanıp taşınmazın taksimen davacıya isabet edip etmediği, isabet ettiyse zilyetliğinin devredilip devredilmediği hususları araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve 7.8.1986 tarihli senet tanıkları huzuruyla keşif icra edilmelidir. Dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaza kimin, neye istinaden ve ne kadar süre ile zilyet olduğu, taşınmaza davalının zilyet olduğunun beyan edilmesi halinde zilyetliğin davalıya kimden geçtiği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, çekişmeli taşınmazın öncesinin davacı ile davalının bayii …’nın murisi Sülük’e ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığından, muris ….’ün 1983 yılında ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edildiyse taşınmazın davalının bayii …’ya isabet edip etmediği hususları araştırılmalı, davalı dayanağı tapu kaydının tesisine esas … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/54 Esas sayılı tescil dosyasında yapılan keşifte beyanlarına başvurulan bilirkişi ve tanıkların, taşınmazın … tarafından davalıya satılmasına rağmen zilyetliğinin davalıda olmadığı, davacının eşi Yaşar tarafından kullanıldığına ilişkin beyanları üzerinde durulmalı, 7.8.1986 tarihli taksim senedi senet tanıkları tamamının dinlenilmesi suretiyle taşınmaza uygulanıp kapsamı belirlenmeli, senedin taşınmazı kapsadığı sonucuna varıldığı takdirde taşınmazın zilyetliğinin anlaşma gereği davacıya teslim edilip edilemediği hususu belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.