YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2413
KARAR NO : 2011/7959
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sonucu 108 ada 2 parsel sayılı 1.407,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve …, tapu kaydına dayanarak taşınmazın yarısının adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacılar dayanağı olan tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı, ancak tapu kaydında maliklerin paylarının belli olmadığı, tapu kayıt malikleri arasındaki ilişkinin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve tüm ortakların birlikte dava açması gerektiği; davacıların kendi başlarına dava açma yetkilerinin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmadığı gibi değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosyada bulunan 12.03.1958 tarih 21 sıra numaralı tapu kaydının …Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 29.07.1957 tarih ve 1957/202 sayılı kararı ile Haşim oğulları …, … ve … adına oluştuğu ve tapu kayıt malikleri arasındaki ilişkinin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydındaki pay oranlarının belirtilmemiş olması tapu malikleri arasındaki ilişkinin iştirak halinde mülkiyet olduğunu göstermez. Bu nedenlerle davacıların tek başına dava açmalarında usule aykırı bir yön bulunmamaktadır. O halde doğru sonuca varılabilmesi için … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 29.07.1957 tarih ve 1957/202 Karar sayılı ilamı ve krokisi getirtilmeli, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve fen bilirkişisi huzuru ile yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ve haritası uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, tescil krokisi zemine uygun değilse ve uygulama kabiliyeti yok ise tapu kaydının sınırlarına itibar edilmelidir. Tapu kayıtlarının hudutları yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli; kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, tapu kayıt malikleri arasında taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise bu taksime göre kimin nereyi kullandığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik ve dosya kapsamına uygun olmayan incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.